El - Vaveylam Şiiri - Ömer Altun 2

Ömer Altun 2
9

ŞİİR


36

TAKİPÇİ

El - Vaveylam

‎Hokkamda kuruyan katre-i vuslat, kan
‎İsmine adanmış bahtım; intihar karası...

‎Mürekkebi zehir belledim, kâğıdı kefen
‎Yek gülüşün gölgeyi Tuba
‎Miskal hüznün mahşer
Istırabı zerren bakiyesi kâinat
‎Dilimin ucu liğme liğme hasret...


‎İzdivacı mıhta yakıldı çarmıh
‎Gönlüm gülistanlığı gamzelerin nemrut ateşinde
‎Bakışların sıyırdıkça kemiğimi tenimden
‎Söküldü vaveyla dikişleri ruhum özünden
‎Öğütüldükçe öğün öğün vaktin dişlerinde
‎Şerha şerha yarıldı göğsüm surları
‎Ey firak kaidelerinde kesilen afakım saçları..!
‎Tutuştu telmih gafında saadet yağmurları
‎Kapı eşiğinde nazır viranlık...




‎Vuslat menzili gayya kuyularında hücre
‎Cerahat kordonu bakışlarımda sızı...

‎Yokluğundur yedi gün sekiz gece fırtınaları
‎Heybemde sürurun tevekkül ve umman
‎Tırnakların kalbimi doğradıkça
‎Soluklarımı armağan etti arz balıklara
‎Ey genzimde kahır ve ıstırap..!
Yarıldıkça hasretinden şeritlere şahdamarım
‎Vaktin rahminde boğuldu tebessümlerim
Zerre zerre kıyıldıkça göğsüm zarı
‎Sütunları sarsıldı asumanımın...





‎Kaidesi çatladı sabrımın
‎Döküldük hayali vuslatın harcı avuçlarıma...

‎Simamda ilmek ilmek büyüdükçe har
‎İpekten kozalara sarıldı firak
‎Heyhat! yakarışlarımda tomurcuk açtıkça eziyeti hicran
‎Sönmeye yeltenmedi şem-i ümit,
‎Sevdiceğim yokluğundur her yanıma pür-nifak...

‎Sükûtun ruhumda asırlık elem vaadi
‎Görkemi çatladı sensiz alaimisemanın...

‎Noksanlığın cürmümde mevsimler intihar girdabında
‎Kalmadı derman, d'okunda veba kâinata
‎Cancağızım aşikâr bir zelzeledir sevda ve taç
‎Gölgendir gölgem bahtına muamma
‎Ey pürü pak..!
‎Yakut gözlü sakiler sunsa da Kevser’i,
‎Sensiz yudumladığım şerbet daima hüsran
‎Kuyu derin, kalmadı cesedimde bir tutam nur ve de ziya...





‎Yırtıldı mazi defteri, döküldü dudaklardan hâr
‎Menzil serap ve revan, kervan zerrede harap...

‎Cemre-i bahar kül acziyetinde
‎Sarmaşıklar bendimde tahassür ve hayal
‎Kırıldı fermanım kalemi, her yanım azap
‎Yıkıldı gönlüm mülkü, yerle yeksan taç ile taht
‎Ey tebessümlerini mahşere saklayan..!
‎Cüda müebbet
‎Daimi sürur yek hece;
‎Sensiz bakışlarım vitrininde kalmadı ne talih ne de baht...




‎Devranı çöktü idrakin, zemheri yanılgılar nihai neşter
‎Yama tutmadı kirpikler
‎Eriyip döküldü sim ü zer...

‎Sensiz kalıbı çalındı ruhun
‎Beyhude itirazlar safi zan
‎Kırıldı mizan çarkı
‎Peyda oldu her kefede bir avuç keder
‎Ey varlığımı kör bir örste döven..!
‎Söndü cevherin nârı, dindi o kadim isyan
‎Kazındı simama binlerce maktul elemi
‎Cellat soğukluğu avuçlarımda kuş kalbi
‎Kabirden kabre arar iken ruhumda ruhunu
‎Paslı kilitler ile prangalandı dudaklarım
‎Kalbim gözlerine iliştirildi sızı
‎El-vaveylam...
‎Şimal yelleri yemin yanımda ahd
‎Teselli göç etti ırmaklarımdan
‎Mağrur gurbetindir artık sahibhanem
‎Söndü mum
‎Örtündü gönlüm üzerine vuslatın kapısı....


20260306-20260309
22:05-09:17
Hasret patikalarında münzevi söyleyişler

Ömer Altun 2
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 09:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!