Gece, içime usulca inen bir sükûnet gibi,
kalbimin en tenha yerine dokunuyor.
Sessizlikte büyüyen bir boşluk var,
adını andıkça derinleşen.
Ellerimi açıyorum,
ama hangi duayı etsem sana çıkıyor yolu;
sanki kalbim,
senin yokluğunla sınanan bir sabır kapısı.
İnandığım her şeyle direniyorum,
fakat bazı ayrılıklar
insanın içindeki en güçlü yerleri bile yokluyor.
Sabahın ilk ışığında,
içimde ağır bir yoklukla uyanıyorum.
Her şey yerli yerinde,
ama ben artık hiçbir yere ait değilim.
Adını anmamak için sustukça
daha çok büyüyor içimde,
ve ben,
kendi sessizliğime yeniliyorum her gün.
Ne geçmişe dönecek gücüm var,
ne de senden vazgeçecek kadar hafifim.
Çünkü bazı gidişler,
insanın içinde kapanmayan bir yara oluyor.
İçimde duran bir eksiklikle yaşıyorum,
ama her an
başka bir yoklukla karşılaşıyorum,
adın rüzgârın içinde eksik bir hece.
Unutmak değil bu,
sadece alışmak biraz daha sessizliğe,
bir fotoğrafın kenarında
yaşamayı öğrenmek gibi.
Ve bil ki,
gittiğin yerde hangi gökyüzü varsa
ben burada aynı mavinin
eksik tonunu taşıyorum.
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 03:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!