DUVARLARI AŞAN SES Bir Mart sabahıydı. Güneş henüz doğmamıştı İstanbul'un üzerine. Kapılara dayandı kara gölgeler. Bir kentin iradesini, milyonların sesini alıp götürdüler. Haber dalga dalga yayıldı memlekete, Sanki bir hançer saplandı ülkemizin kalbine. ****** Karadeniz'in hırçın dalgaları dondu o sabah, Toroslar'da rüzgar sustu. Ege'nin zeytin gözlü çocukları, Anadolu’nun nasırlı elleri sustu. Gaziantep'in tarihi sokaklarından Trabzon'a, Edirne'den Kars'a bir köprü kuruldu. Diyarbakır'dan yükselen ses, İzmir'de yankılandı. Sınırlar dar geldi bu haksızlığa, Koca bir ülke bir sancıyla uyandı. ****** Günler geçti, aylar geçti peşi sıra, Dört duvar arasına sığar mı sandınız koca bir dünya? Fikirlere kelepçe vurulamaz, İrade hapsedilemez parmaklıklar ardına! Meydanlar doldu taştı öfkeyle ve inançla, Her sokak başında, her meydanda aynı direniş. ****** Bu memleket bizim, bu adalet arayışı hepimizin. Karartılmak istenen bu gökyüzü altında, Yürüyor milyonlar sönmeyen bir umutla. Elbet kırılacak bu haksızlığın kilidi, Elbet doğacak o güneş, Bu halk, adalete her zaman inandı! ****** Ve şimdi Silivri duvarlarının önünden haykırıyoruz: "YOLUMUZ UZUN, HEYECANIMIZ VAR, GENÇLİĞİMİZ VAR!"
Ali ÇağatayKayıt Tarihi : 7.11.2026 21:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!