rüya içinde rüya
sislerin içinden süzülür
gümüş kanatlı periler
kakma burunlu cadılar
uykudan uykuya
koca kafalı maymunlar
ve altın yeleli atlar
dağları ve ormanları sarsar rüzgâr
kırmızı damların eski çörtenleri
ıslak duvarların komik komik salaş portreleri
tahta merdivenlerden betona evrilen
basamakların kül dünyasından
gelip geçenler kalanlar
ve unutulanlar
rüyalar da mevsim mevsim
yazı başka kışı başka
baharı başka
zaman hep yukarı doğru tırmanır
gecenin içinden geçer aylak ruhlar
gördüğüm bu rüya Ekim rüyası mı ?
yoksa fişi çekilmiş Eylül’ün mü ?
aslında külliyen yalan
rüyaymış boş işler
bunlar
neredeyse
rüyalara şapka giydirecek zaman
ve bilmediğimiz uykuların şehirlerinde
at koştutturacak
ıssız vadilere
aslında
hepi topu
bir oda bir yatak bir yastık bir yorgan
karanlık ve ayarı kısık sessizlik
toplandık ruhdaşlarla arkadaş
rüyadaş olduk
anlamsızdı her hikaye eksikti her masal
ama ne fark eder işte
hepsi rüya içinde rüya
masal içinde masal
e s k i d i m
rüyanın kesik kesik nefesinde
dolaşmaktan
biri koşup
altın yeleli atları koca kafalı maymunları
bulup gelsin
götürüp yağmur ormanlarına bıraksın
sabaha iki adım var
yatağım perişan yastığım ıslak yorgan terli
oda soğuk
ü ş ü y o r u m
içimdeki rüya yarışları savaşları
b i t s i n
gümüş kanatlı periler
ve kakma burunlu cadılar artık çekilebilirler
sabah bülbülleriyse penceremde öğleye kadar şakıyabilirler
2710202611:49
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 20:50:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!