Ey cânanım, cemâlin şem-i cânıma ziyâdır,
Nazar etsen gönlüme cümle âlemden safâdır.
Gül yüzün seyr eyleye ki hâlim bîtap düşmüştür,
Bu hâle ancak senden bir kelâm, câna şifâdır.
Vakit elbet geçer de bak yanına, kimler kaldı,
Ömür üç gün ise seninle cânıma atâdır.
Hicrân zemherî yaş döker gönül mülküm üstüne,
Vuslattan bir zerre tatsam bin günüme devâdır.
Yâr tebessüm eylese mest olur bu dil-i şeydâ,
Zîrâ aşkın cefâsı âşıka lutf-u vefâdır.
Bir gece adınla ölüm tatsam ey mâh-ı tâbân,
Sabaha dek dilimde, senin aşkına nidâdır.
Gönül tahtın sultanı sensin Ey şâh-ı dilârâ,
Sana hepten kul olan bu câna gayrı hülyâdır.
Ne firâk korkutur meni ne ecelin hicâbı,
Cânı cânana veren âşıka ölüm senâdır.
Bir tutam saçın yeter, bin yarayı unuturum,
Cümle varlık secde etse ancak sana revâdır.
Bir nazarın düştü bu gönlümün virânesine,
Kuru topraktaki gül gibi, cânıma rânâdır.
Adın zikreyleyen dil bulur kendinde nihânı,
Besmelen bu fakîre en mukaddes ibtidâdır.
Visâlin bir nefes idi mene, kâfîdir o dem,
Zîrâ sensiz bir ömür âşıka yalnız cefâdır.
Bir gece rüyâma girsen, Ey gönlümün sultanı,
Dirilmek istemem gayrı, rüyâ mene nümâdır.
O güzel gözlerin değse garîb gönül köşküme,
Bin senelik hicrânım o günüm için bedâdır.
Münzevîyem ne gül ister hezâr, ne bâğ-u bahâr,
Cânıma sen cânan ol, gerisi fânî rüyâdır.
Senden özge murâdım yok, ölüm hak bu âlemde,
Men bir sana yanmışım, o yangı bî-intihâdır.
Gül yüzün mene gülden öte sade bismillah der,
Ancak nâmım iki cihana garîp gurebâdır.
Gözlerim yollarda kalır, elbet bir gün gelirim,
Her geçen yolcu menim cemalime âşinâdır.
Tebessümünü nasîb etsen mene, Ey nazlı yâr,
Cân harâb olmuş gönül dergâhına mübtelâdır.
Kokun duysa bahârın gülü kendinden utanır,
Zülfünden bir tek tel, âlemde bin miskten mâ'nâdır.
Yürürken secde eder sanki her yer ayağına,
Menim bu gözümde senin bastığın yerler duâdır.
Bir gün şu elimi tutsan, başka murâdım kalmaz,
Cânını veren âşıka bir nefesin ihyâdır.
Men seni görmüş değil, sende kendimi bulmuşum,
Âşık ile mâşuk için ne ayrılık ne cüdâdır.
Cân kafeste savaşırken adın oldu âzâdım,
Senin aşkınla uçan rûh için cihan fenâdır.
Sadânı duysam yeter, sükût etsin cümle âlem,
Bir kelâmın âşıkın gönlüne gülden sîmâdır.
Gece ansızın ismin düşer dilime usulca,
Her hânesi menim için gizli bir istisnâdır.
Hayâlinle sohbet ederim bilmezler hâlimi,
Kalbim için açmak istesen içi bir me'vâdır.
Seni gören gözlerimde gayrı cihan görünmez,
Nazar kılmağagör ki cümle âlem bî-havâdır.
Şah-ı Kebir der cân verelim cânanın yolunda,
Bilinmelidir ki cânım cânanıma fedâdır.
Âşık Şah-ı Kebir
Aşık Şahı KebirKayıt Tarihi : 16.09.2026 05:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!