Bu delikanlı yüzleri,
Yüreğimi burkan bu ayrılıklar,
Sokaktaki günlük koşuşmalar
Paylaşılamayan tüm acılar…
Hepsi değer yaşamaya
Tek başına olsan da.
Yine Ekim, yine yalnızlık, yine hüzün
Şehrin sokakları kirleniyor, hava isli, puslu, gri
Tüm o kirli işlere değmek istemiyor insanın elleri,
Şimdi ölümü düşünmeler mümkün!
Anlatmak istediğim çok şey var
Dağlar, denizler, bilinmeyene uzanan yollar…
Bilsen bir avuç kalbimde, bir avuç sevgi var.
Sığdıramıyorum şu koca dünyada hiçbiryere
Beni anlamışlar, anlamamışlar ne çıkar
Anlatmak istediğim çok şey var.
2000, gün 01, ay 01,
Yalnızım ve çokbaşınayım,
Çokbaşına, kalabalık gibi,
Ve yalnız, tekbaşına gibi…
Yoksun, yoklar,
Bir çocuğum çoğu zaman
Kucağında huzur bulan,
Bazen genç bir kızım
Elleri, ellerinde kaybolan.
Bir kadınım arasıra,
Olgunluğunu
Bu ıslık,
Bu ıslak günü
Tam ortadan ikiye bölen
Bu son tren bugün
Keder Sokağına giden.
Beyazlar içinde bir kadınım
Siyahları öğreniyorum…
Griyi hiç tanımıyorum!
Sen bana öyle bakıp duruyorsun.
Karar vermeye çalışıyorsun.
Gidecektik hani, o hayali ülkeye?
Sohbet uzadı,
Geç kalındı
Bilinen o hayali yerler,
Rakı sofrasında yer aldı,
Dağıldı...
Gereksiz sevişmelerin
Ertesi sabah hüzünlerinden
Unutulmaya mahkum
Kadınları sarmış sarmalamış,
Onları bir hediye paketi gibi açmış,
Kendilerini onlara hediye etmiş,
Bir rengi varsa
Yaşamımın,
Kızılın soluk bir tonu olmalı.
Bir kıvılcım
Kül yüzü görmemiş henüz
Bir dağbaşında




-
Soner Alıç
Tüm Yorumlarşiirlerini okudum gerçekten güzel duygularla yazılmış.tebrik ederim seni.