O uzun kollu
Upuzun kollu gömleği
Dedem almıştı
Güney mağazadan
yoktu küçüğü
Birlikte giymiştik
güveyi donatılırken
ilahiler eşliğinde
Korkuttu Hava
Kaç dedi bana
Epey koştum ama
gece lambamız olan
sağdıcın olduğum
o direğin altında
bulmuştum kendimi
Sonra imtihan ederdin
Tuba’yla bizi
Bayramlarda
En son sen uyanırdın
Emine Yengem
Onları niye erken kaldırmıyor
der dururdu.
Her hafta aratırdı
Seni en çok seven
Geleceğiniz hafta sonu
Babaannem, Dedem ve ben
Ne çok heyecanlanırdık
Şimdi Mustafa gelince
Ana Tarhana Çorban var mı?
diye sorar derdi Babaannem
Tüten çorbayı
Ne güzel içerdin Amca
Şimdi gelir oynaşları
Gel seni seveyim derdi
Seni en çok seven
Seni en çok seven
Beni de severdi
Nereye uçtu
O Dobi Kuşu, Amca?
O doğduğum
iki katlı ahşap evimiz
kültür – fizik hareketlerinle
ne kadar genişlerdi
kahvaltıdan önce
En son çay içerken
küçük kâğıtlara
gününü planlardın
Damda güneşlenirken
hem kitap okur
hem dut yerdik
Sevgi ve umutlarla dolu
Hafta sonu
Memleket havasıyla
kaplardı yüreğini
Mutlaka su dökerdi
Arabanın arkasından Dedem.
Tembihlerdi Babaannem.
Sana ulaşamadığım günden beri
Damdayım elimde kitap.
Dut var mı diye sorduğun
günleri hatırlıyor musun?
-Dut var Amca,
yiyen yok.
17.12.2021, Osmancık
Hüseyin Sabuncu
Kayıt Tarihi : 6.09.2022 21:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



