Düş mü, gerçek mi ayrımsallığında, nedensel-sorgusal dehlizlerin içinden hayalden gerçeği ayrıştırmaya çalışıyorum.
Düş gördüğümü gerçek, gerçeği ise boşvermişlik anlatımsallığı içinde hiçe sayıyorum.
Artık düş mü, gerçek mi onu da önemsemiyorum.
Buhransal yaşam kesitleri yerine ruhumu düşsel düşünsellerde dolaştırıyorum.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




ne kadar çok selleri bir araya getirmişsiniz beyza beyza hanım.selere kapılıp ta türk dil kurumuna,hayalsel olarak gittim.ama malesef tahminsel olarak kabul edeceğiniz üzre,kurum mesaisel gerçeğin sonucu olarak,kapanmış bulunduğundan,kullandığınız bilimsel ve şiirsel,pardon yırsal söylemlerin ,sözcüklerin mana-ı türkçelerini öğrenemedim.
kedersel ve elemsel duygularımın zebunu oldum.
saygılarımla.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta