Doruklarında dolaşıyorum, aydınlığım ol varsıl gülüşlerinle
Yangınlara atılmış bir yürekleyim, sessizliğimi al öpüşlerinle
Topraksız ovalardayım gülüm, okşa beni ölümsüz hayallerinle
Sensiz dar geliyor yaşamak, sil gözlerimdeki hıçkırığı ellerinle.
Kıyıdan hiç ayrılmayan bir dalganın cesaretinde saklıdır an'lar. Ayaklarımıza çarpan suların bizde bıraktığı kristal öpüşlerle yüreğimizin alyansına gizleriz tanımsız düşlerimizi. Yanlış doğruya, doğru yanlışa direnirken eski sevgilerle yaşar, yeni aşklarla şiir oluruz. Dünlerimizi yitirdikçe, bugünlerimizin sözlerinde kayboldukça, umarsızlığımız olacaktır yarın, yaşanmamış yerlerinde beni konuklasana.
Yağmurlu bir göktür, arada bir yüreğimize gelip oturan bulut ağlamaları. Gözlerimizde yeşeren acıkmışlık valsı ile yeşil dünyalar umarız hayattan. Işıklar göz kırparken korkak yalnızlığımıza, çağından kuşku duyan bezirgânlara benzetiriz kendimizi. Sonra, birdenbire yön değiştiririz ve şiir oluruz aynı yaşama. Usla bilenir, sevgiyle dilleniriz, uzaklarda ruhumuza en ölümsüz aşk şarkıları arayan simyacılar için.
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını