Bazı insanları överken çoğu zaman söylenen bir takım klişe laflar vardır. Denir ki “Dürüsttür, çalışkandır, kadir kıymet bilir, vefakârdır vb…”
Dürüstlük, çalışkanlık, kıymet bilirlik vs. aslında insan için birer meziyet değillerdir. Çünkü bu ve benzeri kavramlar tıpkı karşıtları gibi zaten insan fıtratında olan özelliklerdir.
İlk insanı yaratırken Allah (c.c.) mükemmel yaratmıştır. Hiçbir eksiği olmadan…
İnsan bu gün eksik ve yarım yamalaksa eğer, bu onun kendisi ile ilgili olarak aldığı kararlarda isabetsiz oluşu sebebiyledir.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




RECEP BEY YÜREĞİNİZE SAĞLIK ANLAM VE ANLATIMI ÇOK GÜZEL BEĞENİYLE OKUDUM TEBRİKLER SAYGI VE SEVGİLERİMLE
uyansın o zaman uyuyan güzeller in$allah:)
Muhterem Dost. Güzel bir paylaşımdı. Teşekkürlerimle şu kadar bir şey eklememe müsade edermisiniz.
İnsanı insan yapan akıldır. Aklı akıl yapan imandır.
İmanı iman yapan ihlastır.
İhlassız iman eksik, İmansız akıl sapık, akılsız insan delidir.
Esfel-i safilinden Ala-yı illiyyine kadar olan bir menzilde mertebeyi insan kendisi seçer. Allah her iki yöne giden yollardaki fırsatları yaratır.Ama Aklın yolu kurandır ve Örnek se Peygamber (S.A) dir.
Rabbim bunları insanlığa gönderirken Şöyle demiş oluyor.
'Ey en güzel şekilde yarattığım insan. Sana en büyük nimet olarak akıl verdim. Bu aklın uyması gereken kuralları Kuranımla bildirdim. Ve size örnek olarak ta Haz. Muhammed (A.S.) mı gönderdim. Aklını, Kurana, Muhammed gibi uydur kurtuluş bundadır) İnsan cüzi iradesiyle kendi yerini kendisi belirler. İster se Ehsen-i Halik, ister se Belhüm Adell olur.
Selam, sevgi ve saygılarımla..
Seyfeddin KARAHOCAGİL
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta