'Teşkilatlanarak devlet haline gelmiş güçlü bir milletin, zayıf milletler ve ülkeler üstünde saltanat kurması, oralar halkını ve topraklarını kendi hesabına çalıştırması. Kendine bağlı cemaat ve zümreler vücuda getirerek askeri, siyasi, iktisadi menfaatlerini daim geçerli kılması: Buna yuvarlak olarak emperyalizm denilebilir' (s. 7) .
'Tarih gösteriyor ki, gücü, rengi ve bahanesi ne olursa olsun, kuvvete dayalı olan emperyalizm geçicidir' (s. 9) .
'Kültür emperyalizmi, asırlar içinde, uzun bir tarih zarfında geliştirilen 'milli şahsiyeti' meydana getiren manevi ve mukaddes unsurların birer birer harcanıp tüketilerek başka kültür şahsiyetlerinin işgal ve istilasına terk edilmesidir' (s. 18) .
Yeri göğü anlatan,
Kur’an’dır bilin Kur’an.
Doğruyu hatırlatan,
Kur’an’dır bilin Kur’an.
Özümüzü güldüren,
'Edebiyatın anlamı içinde düşünüldüğünde, birleştirici, disiplinize edici, kollektifşuur oluşturucu ve bu şuuru aksiyona dönüştürücü olmak gibi birçok gücü vardır' (s.5)
'Milletlerin birlik ruhunu sağlamada edebiyat en önemli görevi üstlenir. Çünkü doğrudan ve tesirli olarak bir milletin duygularına, düşüncelerine, hayellerine, ülkülerine en iyi şekilde edebiyat tercüman olur' (s.7)
'Edebiyat, günlük dar ve fakir sınırları zorlayarak geniş ufuklar açar. Bu gücüyle de insan ve toplumların bir kısır döngü içerisinde kalma sınırlarını genişleterek, bütün meselelere 'günlük'çülük dışında, geniş zaman boyutlarının aralığında bakma imkânını bahşedip aynı zamanda tefekkürün kapılarını da aralar' (s.10)
Kuşlar tabiatın süsüdür.
Kuşlar doğanın neşesidir.
Kimisi heybetli, kimisi narin yapılıdır kuşların.
"bilig birle buldı mesel kökne yol" (Bilgi ile ğöğe yol bulunur.)
"kişen ol kişike bilig hem ukuş" ( Bilgi ve akıl insan için köstektir.)
" bilig kıymetini biliglig bilir" ( bilgilinin kıymetini bilgili bilir.)
Tarih boyunca birçok devlet ve hükümet kuran ecdadımız, ilme, insanlığa, Müslümanlara sayısız hizmetler sunmuş, sadece dostlarından değil düşmanlarından da takdir görmüşlerdir. İlim, kültür, sanat, edebiyat sahasında ecdadımız tarafından insanlığın ve insanımızın istifadesine sunulan binlerce eseri tek tek saymak ve bu kıymetli eserleri bütün yönleriyle tanıtmak neredeyse mümkün değildir.
İnsanı mutlu, müreffeh, devleti kuvvetli, adil ve muktedir eylemek anlayışına dayanan, mazlumun destekçisi, zalimin hasmı bir anlayışla idarelerini en güzel bir şekilde uygulayıp binlerce başarıya ulaşan devlet adamlarımız; ilim ve sanat adamlarını sürekli teşvik eylemiş, onları her daim destekleyip birçok eser yazmalarına imkân tanımışlardır.
Divan-ı Lügati’t Türk, Atabetül Hakayık. Divan-ı Hikmet, Siyasetname vb konuyla ilgilenen her kişinin bildiği eserlerden biri de 1069 yılında yazılan ve insanlığın istifadesine sunulan Kutadgu Bilig isimli hazine değerindeki harika eserdir.
Maddenin ruhunda mâna yoksa boş,
Maddeyi, mâna mayalarsa çok hoş.
Maharet ne kavukta,
Ne de bil ki hırkada.
Hata bil ki sendedir,
Kalıyorsan arkada.
Yıllardır hikâye, deneme, köşe yazısı, kitap tanıtımı, röportaj, tenkit ve araştırma yazılarını zevkle ve şevkle okuduğumuz M. Akif Ak; 1951, Gaziantep / Islahiye / Haltanlı Köyü doğumludur. Mutasavvıf-şair Mustafa Necati Ak, babasıdır. Ortaöğrenimini Adana İmam Hatip Lisesi (1970) ve Adana Erkek Lisesi (1971) ve İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisini (bugünkü Marmara Üniversitesini (1977) okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde yüksek lisans programını başarıyla (1979) deruhte eyleyen yüzü de, yüreği de hep kıbleyi işaretleyen yerli ve milli bir üstadımdır.
Onlarca kaliteli, yerli ve milli özelliklere sahip hikâyeler yazdı, okuyucuların yüreklerinde ağırladığı birçok deneme yazısıyla gönüllere taht kurdu, dürüst ve objektif kitap tanıtımlarıyla, tenkitleriyle, en önemli konulardaki röportajlarıyla, zamanın eskitemeyeceği eserleriyle fikirlerine muhalif kişilerden bile saygı gördü, gıptayla karşılanan emek ve titizliğinin sonunda yıllardır beğeniyle okundu, ilgiyle izlendi usta hikâyeci, usta romancı, usta yazar, milli sanatkâr ve milli düşünür kimliğine ulaştı, üstadım.
Bizim bu kısa değerlendirme ve tanıtma yazısında daha ziyade yazarlığı ve yazdıklarına değineceğimiz M. Akif Ak üstadım, 1970 yılından bugüne kadar özellikle Pınar ve Gerçek dergilerinde, bilahare Kitap Haber, Bilgi ve Hikmet, Sözleşme, Umran vb dergilerde, günlük Bayrak (1976-78) gazetesinde yazdı. Pınar ve Gerçek dergilerinde okurlara ulaştırdığı hikâye, deneme, tenkit yazıları da, röportajları da, günlük Bayrak gazetesinde yazdığı derin düşünmenin mahsulü köşe yazıları da, Kitap Haber, Bilgi ve Hikmet, Sözleşme ve Ümran vb dergilerde yazdığı kıymetli araştırmaları da, Eyfelde Karnaval isimli romanı, Ara Dönemde İslam ve Müslümanlar isimli eseri ve hikâye kitabı da severek, sevinerek okundu, okunuyor kadirbilir okuyucuları tarafından.




-
Ali Kahveci
Tüm Yorumlarmerhaba hocam nasılsın nerelerdesin ???????????