Gecenin köründeyim düşlerimle
Duymak istemiyorum serzenişleri.
Sadece dertlerimle kalayım
Çığlıklarımı kendim tanıyayım.
Bakarkör olduk gözler görmüyor
Kulak sağır sesler duyulmuyor
Cepler delik masraf bilinmiyor
Gelen giden vuruyor vuruyor.
Bizi etkileyen inanç ile iman
Ağzında dili var yara
Söz bilmez nere vara
Uzak ele sora sora
Düşer gider şor’a doğru.
Kimi atlı kimi yaya gider
Buğday biter olur başak
Başkasına olma uşak
Nesilden nesile kuşak
Sürer gider öze doğru.
Yedi iklim yedi bölge
Ürünüme olma gölge
Yürü yiğidim yürü
Kırlar açar ancak seni,
Ne insanoğlu nede sevgili
Kırlar açar ancak seni.
Eskiden çiçek toplardık kırda bayırda
Kuzu otlatır oğlak güderdik çayırda
Kuru soğanla umaç olurdu azıkta
Her şey doğaldı, o günleri özledim.
Kaydırak yoktu taştan kayardık
Seni özledim gecenin karanlığında
Çiçekler sundum sana ay ışığında
Yalvardım Tanrıya yürüdüm dağlarda
Gecem gündüz oldu senin yanında.
Umurumda değil dünya
Dedemden dinlerdim savaştan anılar
Cephane taşırmış kağnılarla kadınlar
Sakarya Kocatepe Dumlupınar
Savaşmak kolay cephane kısıtlar
Ana Babadan gelir dua ve öğütler
Sıra sıra dizilmişler yollara
Kimi siper kazmış
Kimi mevzide kol kola
Sarıkamış bir destan her kula.
Kaç gün oldu kaç gece
Yaşadığımı sandığın bir bilmece
Hangi derde derman olur sence
Duyarsızlığımın duygulu anında sen.
An beni aklına düştüğü zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!