Konuşulmayan sözler
Suskun dillerden…
Sevda sebil
Nefret hasat olmuş sessizden…
Dillerde çığlık
Türkü olmuş derinden…
Hizmette kusur yok saygıyı çula serdik
Günü güne yükleyip ne hale geldik
Beleşi beğenip kazanç diyerek verdik
Umudumdan umudumu kestim emmi.
Kaile almaz oldular doğruyu bilmeyi
Hangi çobandan ne türküler dinledin
Karda kışta hangi canlıyı gizledin
Katran olup derde derman eyledin
Tek başına bir garip ardıç.
Hangi kuşlar, Keklik öterdi gölgende
Çıra olmuş aleve tok
Hatip olmuş kula çok
Söz söyler mana yok
Dilde yara var dönmüyor gayrı.
Kuşatılmış çepeçevre
İntizam yok, yalan yanlış ile takas eylenir
Minti mitil allame, derya-düzen gizlenir
Gerçek bir başka, kendi özünde tezlenir.
Densizlik zirve yapmış, güle oynaya
Kendi küçük söz büyük yeti sunar sara-ya
Baş koydum uyudum
Gördüğüm rüya senden yana.
Uykuda hep seni gördüm
Düşümü getirin bana.
Her gün yazdım okudum
Her sabah kalkar düşünürüm akşamı
Akşamlar sabaha yakın
Şafaklar gün batımına komşu
Yıldızlar kadar yakın…
Ucunda umut tüter sonunda hasret,
Gitme;
(63 yıllık dava için)
Hâkim bey: Halimi arz eylesem sana
Bir sonuç alabilir miyim?
Otuz yıl dedem otuz yıl babam gördü davayı
Şimdi ben bir sonuç alabilir miyim?
Sana inanmıyor gayrı zaman
Sana mı yanayım zamana mı?
İşe yaramıyor söylediğin yalan
Sana mı yanayım söze mi?
Dört duvar arasındayım
Üstümde bir yorgan
Karşımda bir tavan
Hastayım...
Güneş korkuyor içeri girmekten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!