Dağlara kar yağmış
Kar altında çiçek açar
Benim bildiğim çiçek baharda açar.
Bir gariplik var bu işte.
Çünkü:
Bilir ki,
Bir güzel çeşmeden su doldurur
Sıcak havada suya elin bandırır
Her bakışında akan kanım dondurur
Umut olur güzel köy çeşmesinde.
Testileri doldurup kaldırır başını
Karaya oturur susuz limanda yüzen gemi
Hangi yöne çevirsen rotasında gider dümeni
Cehaletime bağışla bilemedim bu ilmi fenni
Kalmayacak yüzecek limanda bu gemi.
Kürek çekenim çok yük verenim de
Dışarda ateş yanıyor
İçerde duman var.
Gündüzler karanlık
Geceler bulutları kovalıyor...
Bulut bir garip,
Yağmur tarlaya göre yağıyor...
Zamanda güzellik arıyorduk
Bir bir yok edip bitirdik zamanı.
Döne döne gem tahtasında öğütüp
Harman yaptık savurduk zamanı.
Güvenip varlığa daldık derine
Yazın kuru kışın taşar
Çanak çukur demez aşar
Karla yağmurla coşar
Kıyı köyün deresi.
Kol kol olur gelir
Hangi çobandan ne türküler dinledin
Karda kışta hangi canlıyı gizledin
Katran olup derde derman eyledin
Tek başına bir garip ardıç.
Hangi kuşlar, Keklik öterdi gölgende
Çıra olmuş aleve tok
Hatip olmuş kula çok
Söz söyler mana yok
Dilde yara var dönmüyor gayrı.
Kuşatılmış çepeçevre
İntizam yok, yalan yanlış ile takas eylenir
Minti mitil allame, derya-düzen gizlenir
Gerçek bir başka, kendi özünde tezlenir.
Densizlik zirve yapmış, güle oynaya
Kendi küçük söz büyük yeti sunar sara-ya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!