Vahavle çekerek giderim eve.
Söz ağızdan çıkar haşa hakim bey.
Ben ekmem bulamam, onlar yer deve.
Dünyada yaşarız, boşa hakim bey.
Zalimin dilinden hep zehir akar.
İster yazdır ister çizdir.
İşte bizim halimiz bu.
İster diyar diyar gezdir.
İşte bizim halimiz bu.
El çıktı aya aşıyor.
Yazı kışa çevirdiler
Memlekette hal mi kaldı.
Arabayı devirdiler.
Kurtaracak yol mu kaldı.
Yıkılır meydanlar, yakılır canlar.
Nasıl olur diye sordun mu hancı.
İşkence edilen, dökülen kanlar.
Hiçbirine kafa yordun mu hancı
Nereden geliyor bunca yolcular.
Kapının önünden geçen yolcular.
Artık selam bile vermiyor hancı.
Göz yaşından olan çağlayan sular.
Artık savaklara girmiyor hancı.
Bilinmez dertmidir, acımı sebep.
Yel vurdu yıkıldı gönül dağımız.
Yapraksız dallarım sallanır Hasan.
Ah ile geçince gençlik çağımız.
Günümüz ay olur yıllanır Hasan.
Nerde görünmüyor şen obaların.
Dertlerin yüreğe doldumu Hasan.
Boşamı gidiyor son çabaların.
Felek kıymetini bildimi Hasan.
Kuş uyur, kurt ulur, düşman uyumaz.
Havaya yıldızlar dökülür Hasan.
Her ana ağlamaz, her yürek yanmaz.
İçerinden ciğer sökülür Hasan.
Tutsak olsan şu yüreğim kan ağlar.
Yurdumun halini sorarsan eğer.
Hainler yarayı kaşıyor Hasan.
Uyuz tilki, yiğit aslanı döver.
İtler paşa gibi yaşıyor Hasan.
Ezilen, ezenden hesap sormuyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!