Düştü aşk yaprağım gönül bağında.
Çöl oldu toprağım kazın götürün.
Gözden düşen damla aşk yaprağında.
Gönlümün dağına hüzün götürün.
Yaş yetmişe gelip, gönül solmadan.
Bir bakışı neler açtı başıma.
Yaralı kalbimi vurdu gözlerin.
Akınca sel olan kanlı yaşıma.
Garipçe bakınca durdu gözlerin.
Aşık oldum desem hayale dalar.
Yollarda uçurup türkülerimi.
Döktüm gurbet elde göz yaşlarımı.
Zul ile taşıdım öykülerimi.
Döktün gurbet elde göz yaşlarımı
Ayların sırtındın taşındık durduk.
Seçilip gidince bizim vekilin.
Yan gelip yatışı gücüme gider.
Sorunu yok gibi doğduğu ilin.
Gün gibi batışı, gücüme gider.
Deli gönül, aşk ateşi görünce.
Sevdalanır, yüreğinde gül açar.
Gizli gizli, sevdaları derince.
Sevdalanır, yüreğinde gül açar.
Başka eser, dağ başının yelleri.
Sevgi hasretlere kalmasın nolur.
Sevgi ormanında gül açıversin.
Dünyada zulümler olmasın nolur.
Sevgi ormanında gül açıversin.
Köklerin sığar mı geçen zamana.
Akşam oldu bir dostuma takıldım .
Bir kadehte bana döktü Gül Ahmet
O dertlendi içten içe sıkıldım .
Şöyle göz ucuyla baktı Gül Ahmet.
Ağırdan ağıra sohbete daldık.
Güzel dosttum sen sıladan gideli.
Umut dağlarına, gül ektik işte.
Düğünü toy ettik, bayram edeli.
Maziyi yok etmek, mümkün olsaydı.
Yaşanmış ne varsa, silerdim gülüm.
Gönlümde umuda,hasret kalsaydı.
Tanrı’dan gelmeni, dilerdim gülüm.
Bağrıma koymazdım, solan resmini.
Tavuk horoz oldu, ördeklerde kaz.
Görsen bu hallere, gülersin Çakır.
Baharlar kış oldu, kışlar ise yaz.
Durup hangi düşü, dilersin Çakır.
Sapıtmış bu adam, diye biliniz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!