Dünya Serüveni Şiiri - Ömer Yüce

Ömer Yüce
97

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Dünya Serüveni

DÜNYA
SERÜVENİ

“ İnsan “ olma,

hevesiyle çıktığım
bu yolda.

İki bilinmez arası bir
diyardayım;

birine gidemiyorum,
öbürün de kalamıyorum.

Huma kuşu gibi
asılı kaldım göklerde

yanıyorum,
yanıyorum,

küllerimden
doğamıyorum.
…

Bu dünyada;

ya ben çok eskiyim
ya bu zaman çok yeni.

Bir gün bakıyorum

her yanım
sıcacık bahar

ertesi gün
karakış zemheri.

Simsiyah
kara bulut misali,

doluyum ama
yağamıyorum.

…

Bir rüzgar bekliyorum senden
ne zamandır esmiyor.

Kaç gönüle döktüm içimi
senin gibi kesmiyor.

Şu üç günlük dünyada
tüm ümidimi sana

bağladım.

Kırk kapıya eşik oldum.
Kırk sabır taşına ağladım.
…

Bütün,
bu hengamede

en iyi sen anlarsın
diye beni;

derleyip toplayıp
hayra yorduğum

düşleri,

her şeyi terk ederek,
her şeyi göze alarak,

yaktığım gemiler de
ben de yanarak,

canımı dişime takarak
sana geldim.
…

Yol uzun,
ben yorgun,

zaman az,
vakit dar.

Sana
anlatacak dertlerim,

emanet edecek
sırlarım var.
…

Bu;

ne kurşun,
ne hançer,

ne gönül yarası.

Tarifsiz bir sızı içimde
anlatayım da,

aklansın ruhumun
karası.
…

Bana
bir çay koy
kendi ellerinle

dilim sussun,
yüreğim konuşsun

sen dinle.

Sonra;
derin derin bak gözlerime

merhametli
bir gözle,

temiz bir sayfa aç
gönlümde

iki çift tatlı
sözle.

…

Usul usul öğret bana
sevilmeden sevmeyi.

Gönlüm incinirken
yüzüme, gülmeyi.
…

Ben yönünü şaşırmış
bir hûma kuşuyum göklerde.

Bir kanadım dünya,
bir kanadım ahret

Bana küllerimden
doğmayı değil;

“ kul “ olarak göçmeyi
öğret.

Öyüce

Ömer Yüce
Kayıt Tarihi : 5.05.2025 19:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!