Dünya
Bu cihâna geldik geleli,
Gördük nice türlü hâli.
Dünya düştü gönülden,
Fânî imiş cümle hâli.
Nedir bu hırs, nedir bu hengâm,
Ne kalır geriye şöhret ü nâm?
Mâl ü mülk, servet ü sâmân,
Hepsi zâil, geçer devr-i zaman.
Allah’tan gayrı her yol vefâsız,
Mâsivâya bağlanmak beyhûde.
Mevlâ’ya tevekkül, Hakk’a teslim,
Dergâh-ı Rahmân’a ilticâ daim.
Para pul almış yürümüş,
Gönüller gaflete bürünmüş.
Mâsivâ olmuş derd ü sevdâ,
Nice gönül Hakk’tan dönmüş.
Dünya kadar büyümüş dertler,
Peşine düşülmüş nice hevesler.
Gözler dönmüş mâl ü mülke,
Gönüller bağlanmış fani mülke
Allah’tan gayrı her yol vefâsız,
Mâsivâya bağlanmak beyhûde.
Mevlâ’ya tevekkül, Hakk’a teslim,
Dergâh-ı Rahmân’a ilticâ daim.
Âhir zaman çetin zamandır,
İman ehline imtihandır.
Fitne çoğalmış, Hak susmuş,
Gönüller gaflete tutulmuş.
İman ile gönüller ma‘mûr,
Ehl-i Hakk ile gönüller mesrûr.
Hakk yolunda sâbit-kadem,
Mâsivâdan gönül bulur selâmet.
Kur’ân ile gönüller nurlanır,
Sünnet ile yollar aydınlanır.
Dilde dâim zikrullah,
Gönüller uyanır, gaflet son bulur.
Dilde dâim zikrullah...
Gönüller uyanır, gaflet son bulur...
Kayıt Tarihi : 8.02.2026 12:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!