İnsan olarak doğduk, insana has sevgimiz
Bu dostluğa bir çağrı,namert gelemeyecek
Şiirle kini boğduk, şairedir saygımız
Düşmanı sarar ağrı, şifa göremeyecek
Geçmişi bir kurcala, kökenin nebi Adem
Ne duruyoruz hala, birlik olalım her dem
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Böyle bir dileğe katılmamak mümkün mü? Tebrikler, yüreğinize sağlık...
tüm dostlara selam olsun...işte dost...kutluyorum
Dostluk iste böyle olamlı, kalıcı olmalı, sevgi saygı üst noktada olur o zaman.
Kum üstüne adım yazanlardan dost olunurmu. Sevsi içten olmalı...
Saysılarılmla
İsmail Doğan
Dostluk adına güzel bir kazanım olmuş,,Yürekten kutluyorum...Sevgi ve selamlar.
Dostlukların artması, bütün yurdu sarması dileklerimle. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Selam ve sevgiler. Hüseyin Sığırtmaç
dostluk kaldimi acaba ?ya cebe bakar yada menfate tebrikler sayin Sevilmez.
Dostluklar hiç bir zaman ölmesin..seven gönüllerde bir çiçek tazeliğinde ebediyyen kalmasını diliyorum...güzel şiiriniz adına sizi yürekten kutluyorum....atıl kesmen
Sevgili ve kadim dostum...:)
Şiir Perisi Grubumuzun yararlı etkinliklerinden olan 'ŞİİR ZİNCİRİ' adlı etkinlik kapsamında yazdığın bu nazire için çok teşekkür ederim...:)
Naziren o kadar güzel olmuş ki!...
Gönlüne ve kalemine sağlık...:)
Sevgi ve saygı ile...
Turan Orak
***** Dostluğa Çağrı *****
Dostluk, kardeşlik için, Allaha yemin ettik.
Kalbe vurulan mührü, zalim silemeyecek.
Temeline sevgi ve barış harcını kattık.
Öze sinen bu sihri, gafil sezemeyecek.
İster mağaradan ol, istersen de şehirden.
Duygular arıtılsın, kin nefret ve kahırdan.
Neden nasiplenmesin, canlar kokan buhurdan?
Mozaikleşen nehri, namert süzemeyecek.
El açıp yaradana, birliği dileyelim.
Dostluk şiirlerine, kalemler bileyelim.
Barış türkülerini, birlikte söyleyelim.
Ruhuna sinen kahrı, hain dizemeyecek.
Sende bizler gibi yap, Rabbinden sevgi dile.
Bir başka bakacaksın, daldaki gonca güle.
Geç kalma sen barışa, dostluk sağlandı bile.
Kurduğumuz bu şehri, kimse bozamayacak.
(Bu şiiri, Şiir Perisi Grubunun 'ŞİİR ZİNCİRİ' adlı etkinliği için kaleme aldım.)
Turan Orak
Şeyhmus sen zincire benden önce halka ekledin iyi öyle olsun bakalım..:) Dostluğumuz hiç bitmeyecek ve sevgi hep körükleyecek kardeşim..:) Tebrikler
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta