Doğada Şiiri - Naki Aydoğan

Naki Aydoğan
1509

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

Doğada

Dağda karşılaşmalar
Beni rahatsız etsellerde sinekler
Yolculuğuma eşlik ederler
Hele konaklarken mutlu ederler
Hayatta tutarlar
Doğanın boşluğuna bırakmazlar beni
Kuşlar dünyada olduğumu
Güvende olduğumu hatırlatırlar
Vahşi hayvan ulumaları bile…
Doğa beni doğal karşılaşmalara hazırlar
Beni benle yalnız koymaz
Canlı ortamla bir kor

Uzayda
Uzay boşluğunda bir an yalıtımsız kalsak
Bütünlüğümüz dağılır yok oluruz
Hayat var dünya burası
Doğa koşullarında madde halleriyle
Değişim var
Hayaletimiz var karşılaşmalara
Bizden önce hayaletlerimiz karşılaşırsa
Bedenlerimiz bir karışır
Canavarlaşırız
Doğada hayalet gibi dolaşılmaz
İz sürülür serüven yaşanır.

Doğanın vahşiliği hayalet çarpışmasından ileri gelir.
Açlık vardır.
Tinimiz aralanır ruhumuz çıkar bedenimizden
Çevremizi kolaçan eder
İşte bu ahvalde bir ruh duldasında kalırsak
Bedenimizi ele vermek üzere feryat ederiz
O ruh bedenimizi yemek ister
Ya da hayalet çevresinden kovmak ister.
Bir canız nere sığmayız ki
İş öğle böyle değil
Hayallerimizin kapasitesi yok ki
Fikir çevremizi korumamız gerekir ki
Düşüncemize sahip çıkalım ki
Eylemimiz güvende olsun ki
Sağlıklı kalalım.

Risk
Ya da hikâye diyelim
Sonuç olarak her karşılaşma olay yaratır
Doğada doğal olay ya doğa dışı olay!
Yoktur derken
İnsan akla gelmez yapay olay yaratabilir.
Doğada doğal kalamayan insan
Araç gereç eşyasıyla geride bıraktığı çöpüyle
Olay yaratabilir.
Olay üstü sonuçlar bırakabilir.
Doğanın sonu yoktur insanın soyu yoktur.
Bakmayın siz din iman cemaat, hürriyet milliyet cumhuriyet.
İnsan sonlu yaşar sonsuz kavrar
Kendini yokta edebilir varda edebilir.
Psikolojisi canlı cansız her şeyi kapsar.

Boylu pozlu hayvanlar enli ensiz böcekler…
Doğada bir gün amaçsızca gezerken
Bir yılan gördüm
Olayı vardı
Bakıştık bana olayını anlatıyordu
Bende dinliyordum
Yılan gebeydi doğurmak üzereydi
Yılan öğlece kalırken ben geçtim gittim.
Sonra zirveye vardığımda.
Öğlece giderken aldığım kararla.
Kayalık dibinde bahsedilen kocaoğlanın yattığı yeri gördüm.
Olayı hemen kavrayamadım
Kocaoğlan gezdiğim dağın meşhur ayısı.
Zirveden inince ininden uzaklaşınca.
Aklıma geldi kavradım.
O an korktum.
Korkumu yenemeden yaşayamadan üstünü örtmüş oldum.
Neyse iki dağın kanyonunda aşağı inerken
Dereden geçerken
Göze başında içenleri gördüm.
Uzaktan tanış çıktık yakından birlikte yedik içtik.
Akşam oldu hava kararmak üzere
Adamlar tartışmaya başladılar.
Ben vuruldum.
Hatırlıyorum ki ölmedim yaralıyım.
Kaçıp gittiler, paramı da alıp.
Berduş sarhoş olunca niyetleri karışır
Kötü sonuç verir.
Sonra kocaoğlan geldi yaramı yaladı.
Yapacağı bir şey yoktu.
Çekti gitti.
Sonra kurtlar geldi beni yediler ve gittiler.
Bir sabah bir kurt yavrusu olarak uyandım.

İnanmadınız mı?
Siz bilirsiniz.
Ben büyürken bir avcı geldi anamı babamı vurdu.
Kardeşlerim kaçtı ben yakalandım.
Şimdi avcının oğlunun kurt köpeğiyim.
İyi bakıyorlar bana.
Anamı babamı kardeşlerimi unutmadım.
İnsanlarla aram iyi.
Köpeklerle koklaşıyorum.

E yaşlanıp öldüm.
İnanır mısınız bilmem ama yine insanım.
Ölmeden önce kurtlarca yenmeden önceki anımdayım.
Dereden geçerken içenleri görünce
Selam verip geçtim.
Ne vuruldum ne kocaoğlan yaramı yedi ne de kurtlar beni yedi.
Ne de kurt yavrusu olarak dünya geldim.
Yalan değil gerçek.

Nasıl odu bunlar bilmiyorum.
Tek bildiğim bu hikâyeyi burada bitirmek.
Yoksa daha neler olur bilmem.
Kitap yazmam gerekir.

Naki Aydoğan
Kayıt Tarihi : 17.09.2026 15:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!