Dilfiruz Akdeniz Şiirleri - Şair Dilfiru ...

9

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Dilfiruz Akdeniz

Başımızda
Kavak telinden sevdalar,
Yemeni ipinden kavgalar,
Ve sen
Ve ben
Ve yasak...

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Sana bu sevdayı zamanın bir yerinden
Gece doğarken aydınlık bir gizden
Seni her an yeniden alıyorum anıyorum
Bende her dem şimdi eksilmişsin

Sensiz güçlüğümde senli korkularım var

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Yokluğuna yasladım yüreğimi,
Sessizliğe salıverircesine
Sensiz geçen günlerde taraf tutuyor yalnızlığım
Sen halinde ezberlenen sözlerin telaffuzu yok
Ben, hasretin tetikçisiyim,
Mutluluğun ardına kelepçelenmiş kiralık bir katil

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Bazı aşklardan geriye
bazı satırlar kalıyor
satırlar hep kalanlarla kalıyor
giden ne götürüyor ki kendiyle
kendini kalana bırakıp da öylece
geçip gidiyor

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Gölgeler geçiyordu üzerimizden,
Çiğnenmiş yasaklardan izler kalmıştı yüzlerde.
Kimimiz pişmanlıklar içinde ahlara riayet ediyor,
Kimimiz boş bakıyorduk geçen zamana.
Zor olmasına zordu lakin kalmamıştı bir şey,
aynı telaş tekerrür etti; telaşlarımıza mana yükleme telaşına düştük.

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Kelimeler, bazı anlamlara gelmiyor diyordu şair…Şimdilerde bu cümleyi haklı çıkarıyorum kendi içimde. Saatler ve akabinde ilerleyen günler içinden; içinde sen olan her dakikayı ve sözü ayıklayıp aynı yere koyuyorum gönlüm içi ve gözüm önü olsun diye…Hem en içimde olup hem de gözümün önünde olabilmeni sayısız meziyetlerine yoruyor hayranlığımı yineliyorum…
Zihnim kayıp eşyalar odası gibi; birbiriyle alakalı alakasız bunca şeye ev sahipliği yaparken gülüşüne rastlıyorum zaman zaman…onca şey diyorum sonra nasılda anlamını yitiriveriyor bir sen varmışçasına.
Sonra bir başka şair daha ne güzel tercüman oluyor burada; yaşımdan yorgun yaşımdan telaşlıyım bugünlerde diyerek…Herkesin hikayesi başka derler oysa okuyunca benzer sızılar dökülmüş dizelere…Şimdi bir sen diyorum ta içimden nefesimle bin sen oluyor, bende ki bunlarca sen yine de bir ‘sen’ etmiyor…
Düşünüyor içinden çıkamıyorum, elbette biliyorum bu tür meselelerde birkaç adım geri çekiliyor aklımız; nasıl da aciz ve de nasıl korkak…Bu kapılış biraz Tanrı inancını andırıyor bana…Nasıl varlığına hep çok kabulken hem de daimi bir sorgulama, süregelen mantığa uyarlama çabası ile gitgide kayboluyorsun…bak işte tam bu nokta, bu bendekine cevaben bir şey bulamıyorum. İçimde hem müthiş bir kapılma arzusu hem de kaçma isteği varken ismini ismime yakıştırıp duruyor yüreğim…Öyle bir çıkmaz işte…çıkasım yokmuş gibi.
İsteyince iki zeytin bir ekmekle öğün geçirirken, içimdeki bizi tam etmeye ne zihnimdeki hatıran ne de suskunluğun yetmiyor. Nefesini duyduğum ana saplanıp kalmak isterken yüzüme çarpan uzaklığın gözlerime hüzünlü bir tebessüm bırakıyor… Dokunup ezberime hapsedercesine içime aldığım her zerreni hayale meylediyorum…Gözlerini, kirpiklerini,
Saçlarını onların yüzünle birleştiği çizgiyi, burnunu, dudaklarını... Sonra hepsinden kıskanıyor, onlar kadar yakın olamadığımı anımsayıp bir bir imreniyorum hepsine. Düşkünlüğünü sezdiğim yalnızlığını düşman belliyorum kimi anlar…Gün olur bana tercih edilir kaygısıyla tamamlıyorum uyku öncesi düşün işlerimi…senden uzakta aldığım nefeslere kıymet dökesim gelmiyor tıpkı da oldukları gibi alelade benim değilmişçesine sahiplenmeden alıp veriyorum…

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Şafak sökerkenki dünyayı
Gün batımında denizi
Tutsak güvercinleri
Dansa kaldıranı olmayan yağmuru
Seviyor sevmiyor hırsına harcanan papatyayı
Biraz kelebekleri, atları

Devamını Oku
Dilfiruz Akdeniz

Ne vakit özlesem seni, yeni yazılmış bir kitap oluyorsun. Kendi içinde asırları devirmiş, sahafları ezberlemiş...Sayfaları geçerken birer birer, gözlerim yeniden yok oluyor. Dokunarak geziyorum en içli mazini. Hatırla diyorsun bana, şu gün şu tarihte burada öpmüştüm seni...bana hatırla diyorsun, işte tam burada kırmıştın beni... Ben, kitap sayfalarında seziyorum sanırken seni sesin yükseliyor her sustuğunda...İki uçurum arasında, üzerimde sözlerinden halatlar hissediyorum. ben hangisine aitim, söylemiyorsun. Gel derken git diyebilir mi insan...seçemez oluyorum. Elimden tutmuyorsun hiç oysa hemen her açıdan dağ gibi karşımda duruyorsun. Bana yeniden hatırla diyorsun, burada bırakmıştım ellerini, seni... Hatırlama dediğin onca şey varken, adının dilimden dökülen soluğu bile hatırımda benim. Bazen zannetmek istiyorum seni; üç beş saniye süren rüyalarla kıyaslayıp. Bu kez sen hatırla istiyorum nasıl duruyordum karşında nasıl cesurduk işte...
Sayfaları çeviriyorum, çeviriyorum. En baştan aldığım çok oluyor bazen sondan başlamak fikri sarsa da beni, o kadar da cesur değilim sen yokken, bilirsin...
Nasıl olmuşsa işte, bir yazar neden yazar ki her sayfaya seni ya da kaç sayfa kitaba karşılıksın bende.
Bana hatırla diyorsun bak şu saatte şurada beklemiştim seni, yoktun. Hayır diyorum vardım işte. Korkudan titrerken de tüm gücüm ve zayıflığım ile.. hatırla buz gibi gerçek tüm bunlar...Artık inanmıyorsun, bırakıp gidiyorsun değil mi...Veda sözleri duyuyorum bir yerlerden.
Gidiyorsun, raflarımda sallantılar, kitaplarım düşüyor art arda. Sayfalar kapanmaya meyilli kendiliğinden... Telaşla hızlıca ama çok hızlı değil, kapanmasın bitmesin diye en başa alıyorum... Önsözü yoktu diye hatırlıyorum ama ellerimde bir cümle, gözlerim açılıyor okuyorum...Bana hatırla diyorsun 'baştan başlamak yok.' Hatırlamıyorum, bir terslik var işte, sen de anlıyorsun. Susuyorsun. Sonradan eklenmiş bir kelime; bambaşka bir kalemle, benim yazım değil üstelik...
Çırılçıplak uyanıyorum gecelerinin sabahına...

Devamını Oku