ben hep senı dılerken yıldız kaymalarında demek kı sen hep hayırısızı istemişsin ki bu denlı çekiyorsun aşktan
ama ben yinede sana dualar edıyorum güzelim hani hep beraber ederdık dusen cocukların kanayan dizleri için gönulden ederdık ya gönülden ediyorum bebegim
ne zaman kovalamaç oynasak okul bahcesınde hep senı kovalardım demek ki demek ki taa o zaman yazılmıs benım senın pesinden koşacagım olsun yıllar gecti bak ben hala sana dualar sana dılekler gönderiyorum aşk vadisinin kızıl vadiye bakan tarafında yıldız kaymasını gördügümüzde keske sende beni dileseydin esmerim ...
şimdi uyusmus bacagım la yarısına kadar cıktıgım aşk vadisinden kızıl vadiye gidiyorum aşıkların duası kabul olurmus diye duydum dogruymus yıldız kaymasında artık su cektıklerın bır son bulsun artık yüzün gülsün diye dilek tutacagım gizli sevdam...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta