Bir koku kaldı geriye şekerkamışı tarlalarında:
bedenden ve kandan bir karışım, iç bayıltıcı
iğrenç bir taç yaprağı gibi.
Hindistan cevizi ağaçları arasında doldu mezarlar
ezilmiş kemiklerle ve dilsizleştirilmiş can çekişle.
Nazik satrap konuşuyor
kupalar, yakalıklar ve altın zincirlerle.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta