Hani, nerede gözlerin? Nerede gülüşlerin? Kar beyazı ellerin, nefesin, sesin nerede? Neden tek ismini gördüm? Neden ilk defa senli bir rüyadan korktum?
Bir ürperti yapıştı üzerime, korkunun dibine kadar düştüm. Karabasan çökmüş gibi terledim. Sonra ismin mıhlandı baktığım her yere, tüm gece, kâbus gibi bir düşte. Günün ilk ışığında bölündü uykum, dikenli tellerle.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta