Destan-ı Hakikat Şiiri - Sadık Kocabaş

Sadık Kocabaş
749

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Destan-ı Hakikat

Gönül kalesini yıkıp da gitme,
Hicran ateşini canımda tutma,
Sırrını yabana sakın ha satma,
Arifler katında bul da gör beni.

Cahilin kelâmı zehirli oktur,
Kâmilin yanında noksanlık yoktur,
Dünyanın malına tamahım yoktur,
Aşkın deryasına sal da gör beni.

Sarraf olmayanlar taşı ne bilsin,
Gönül aynasından pası ne bilsin,
Mürşit olmayınca nası ne bilsin,
Aşkın deryasına dal da sor beni.

Yolumuz uzundur, inceden ince,
Yükümüz ağırdır, kıldan da ince,
Mürşidin önünde dize gelince,
Gözümün yaşını sil de gör beni.

Hakikat bahçesi dikenli dardır,
Bu yolun sonunda ulu bir Yar var,
Herkesin bir derdi, bir ahı vardır,
Gönül deryasına sal da sor beni.

Baykuşun nasibi virane olur,
Bülbülün menzili gülhane olur,
Dertli olan elbet divane olur,
Hakk'ın divanına gel de sor beni.

Hakikat bağına daldık bir kere,
Cevheri sarrafa verdik bir kere,
Mürşidin izini sürdük bir kere,
Deryanın içinde bul da sor beni.

Bizim pazarımız can pazarıdır,
Sevenin muradı Yar nazarıdır,
Bu yol ki âşığın son mezarıdır,
Toprağın altında kal da sor beni.

Gönül bir aynadır, sildikçe parlar,
Aşkın ateşiyle eridi karlar,
Uyanık olana geniştir yarlar,
Kalemsiz Şair ol da sor

Sadık Kocabaş
Kayıt Tarihi : 12.3.2026 10:43:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!