Damla damla
Akşamları esen meltemin
sırılsıklam ettiği kavak yaprakları gibi
dokunuyorsun içime
Dokunuyorsun tenime
Bir zamanlar gözlerin
kırmızı panjurların arasından beni arardı.
Şimdi sensiz günler birbirinin tekrarı...
Ayrılığın başladığı yer midir aşk?
Sensiz bir hayatın tümceleri nereden toplanır?
Nasıl döşenir yan yana acısı sensizliğin?
Bilmiyorum baba!
Sesimi kırdılar...
Yıkımlar üst üste geldi.
Sırasını bekleseydi fark eder miydi?
Uzandıkça uzanan kum tepeleri
Senden sonraki yeminle mühürleniyor hepsi
Beni sana bağlayan da
senden uzak tutan da aynı şey
Kendini hatırlatma!
Bizden sonra ant içtim
Bir masalın sonunda veda vakti yakındır
Gözlerindeki nemden bu canımı sakındır
Gönlümün dehlizinde açan yegane karagül
Dikeninle kanat da, dertli dertli ara gül
Bakışın kırbaç mıdır, şaklar veda anında
Aralık sonu muydu?
Belki de ocak başı...
Aldırmazlık yalanı ne çabuk sardı her yanı hâkim beğ?
Ne çabuk sardı?
Zırhımı ne zaman çıkarıp bir kenara atsam,
yaklaşan yalnız bir tekneye elimi uzatsam,
Nicedir bir cemre düşmedi kağıtlarıma.
Ki ben bir kasırganın
cümle boşluklarını doldurmaz mıydım?
Tek satır bile yazamadım...
Sayende zamana karışmış tozlu bir aynayım.
Yıllanmış bir ölüyüm.
Tesadüf demiştim bir zamanlar karşılaşmamıza.
Keşke tesadüf diye bir şey olmadığını
söyleseydin bana.
Biz sadece bir yaprağın iki sayfası olabilirdik:
Sırt sırta gelen ama birbirine asla iyi gelmeyen
iki solmuş sayfa...
Düşünmeden zincirleri boynuma taktınız
gülümseyerek çiğnedim demiri
Kireç çürümeyi hızlandırır
Bildiğinize madem bu kadar iknasınız
o halde yalanın kimyası nedir?
Kahve kokulu bir aşktı bizimkisi...
Kahve kokulu bir aşk…
Bana geç gelen bir saadettin...
Aradan kaç mevsim geçerse geçsin
bazı şeyler zamanın durduğu o anda kalır sevgilim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!