Aşk derdiyle hoşum ben, dermân istemem aslâ,
Zîrâ dermân dileyen bilmez bu derdin ihyâsâ.
Gam-ı yâr ile yanmak bana lutf-ı İlâhîdir,
Bu nâr içre pişen cân, bulur sırr-ı bekâsâ.
Cefâdan şikve kıldım sandılar câhil beni,
Bilmezler ki cefâdır aşkın ayn-ı safâsâ.
Gözümden akıtan yaşı sanırlar ki nedâmet,
Oysa her katre bir secde, her sükût bir duâsâ.
Ne mâl ister bu gönlüm, ne şöhret ne saltanat,
Bir bakış kâfî bana, cemâlin kifâyetsâ.
Felek bî-rahmdir derler, ben feleği mazur bilirim,
Zîrâ her darbesi aşkıma bir imtihânsâ.
Ey zâhid! Cennetinden söz etme meclis-i aşk’ta,
Biz ateşte bulduk Hakk’ı, sana hayâlsâ.
Erilhani ağlarım, ağlamak ayıp değil,
Zîrâ gözyaşıdır aşkın lisân-ı bî-riasâ.
Ben benlikten geçince buldum varlığın özün,
Fenâda yokluk gördüm, bekâ onda nişânsâ.
Bu sözler şiir değildir, cânın kanlı feryâdıdır,
Okuyan anlasın diye yazıldı, yoksa füsûnsâ.
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 15:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!