ve yoktunuz hiçbiriniz ben gözyaşlarımla demir yolu caddesini yıkarken.. yoktunuz uyandığımda uyuduğumda... susadığımda... korktuğumda.. kısıldığımda pencerenin altına dışarı baksam cehennem kazanları kaynardı içeride kalsam heryeri dört başı mağmur duvardı ve duvarlarımda çizgiler vardı sarılı mavili yeşilli ve kırmızıya boyalıydı duvarımdaki gölgelerin yüzleri gözleri gümüş saçları karaydı annem dokunurdu saçlarıma pencerenin rüzgarı olurdu annem... perdesi her dokunduğunda saçlarıma... gölgelerin güçü adına derdi belki. çoçukluğumda nekadar güçlüydü ve okadar kinliydi gümüşsü gülümseme gözlerime her çarptında...
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta