Bir kıyı daha var içimizde;
adı konmamış haritalarda,
sessizce durur.
Gün batımı renginde bir yarımada…
Gündüzleri gökyüzünü giyer,
geceleri ay
dudaklarına konar.
Sözler uzar.
Rüzgâr susar.
Bir adım öncesi düş,
bir adım sonrası yâr…
Sen gelsen,
ben susmasam,
o kıyı
yeniden ismine kavuşur.
Ey geceyi mavisinde uyutan deniz,
ey yıldızlara sarınmış sır,
ey kıyısında beklediğim yâr;
içimdedir hâlâ
söyleyemediğim
o eski şarkılar…
Ah be deli tay,
ah be yârim…
Kara yelelim!
Öldürüyor beni
içimdeki
yerli, yersiz şahlanışların!
Niye bu kadar acımasızsın,
niye böyle deli ?
Toynaklarınla
çiğneyip durma
bu yorgun bedeni!
Sustur artık
içimdeki şairi;
yelende uyuyan kalbime
dikip durma o gözleri…
Ey deli yel,
ey hırçın sel,
ey vakitsiz yağmur…
Söyle bana:
İçimde biriken
bu şarkılar,
giden sevgiliye
nasıl söylenir?
Kayıt Tarihi : 15.02.2021 16:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!