Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
SİGARAM VE SEN
Artık hayalinde zor geliyor ömrümde.
Özlemin desen zaten beni alıp götürüyor benden.
Hasretini anlatmaya gerekte yok zaten.
Bana bu saatten sonra lazım olan.
Bir sigaram birde sen.
Yağan yağmurdan sonra açan gökkuşağı misali.
Geceyi kovalayan gündüz misali.
Hasretten çok sana duyduğum duygu misali.
Bana bu saatten sonra lazım olan.
Bir sigaram birde sen.
Beynimin hücrelerinde sen.
Yüreğimin içindeki sızı sen.
Canımdan can alıp götüren yine sen.
Bana bu saatten sonra lazım olan.
Bir sigaram birde sen.
Dudaktan dökülen her tek hecede.
Kaleme gelen her bir cümlede.
Seni ne kadar anlatmak istesemde.
Dil lâl olur hergün her gecede.
Bana bu saatten sonra lazım olan.
Bir sigaram birde sen.
Bilirsin bu hayatta 2 şeye müptelayım.
Bir çaya birde sana.
Şimdi üçüncüsünü koydum yanı sıra.
Ömrümü ömürden aldın koydun huzura.
Bana bu saatten sonra lazım olan
Bir sigaram birde sen.
Şimdi Yanımda senin olman vardı.
Masamda duran resmin değil.
Gözlerin içine bakıp dalmak vardı.
Gecenin bu saatinde düşlemek değil.
Ellerini tutup sıcaklığını hissetmek vardı.
Ayazda tirtir titreyerek üşümek değil.
Bana bu saatten sonra lazım olan
Bir sigaram birde sen.
Gel gelde artık bitsin bu hasret.
Gelde dinsin beni benden alan gurbet.
Bu canı artık tam etmen gerek.
Bir de bana senin gibi bir başbelası gerek.
Bana bu saatten sonra lazım olan
Bir sigaram birde sen.
(DELİ BOZKURT)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!