Beni ben yapan düşüncelerim var ve bazen en çok onlardan korkuyorum çünkü insanın düşünceleri değiştiğinde kendisinin de değişeceğini hissediyor acaba inandığım şeylerden vazgeçtiğimde hâlâ ben olarak kalabilecek miyim yoksa yıllardır tanıdığım o insanın yerine başka biri mi gelecek diye düşünüyorum insan kendisini yalnızca yüzünden tanımıyor aslında yıllar boyunca kurduğu cümlelerle verdiği tepkilerle kırıldığı yerlerle sevdiği şeylerle umut ettiği günlerle tanıyor kendisini sonra bir gün dönüp baktığında bütün bunların değişmeye başladığını fark ediyor ve aynanın karşısında gördüğü yüz tanıdık olsa bile içindeki insan yabancı geliyor
Belki de insanın en büyük korkusu değişmek değil değiştiğini fark ettiği gün kendisine yabancılaşmak oluyor çünkü değişmek hayatın kaçınılmaz tarafı ama insan yine de içinde bir yerlerde eski kendisini saklamak istiyor çocukluğundaki heyecanı gençliğindeki cesareti hiçbir şeyi kaybetmeyeceğine dair o anlamsız ama güzel inancı korumak istiyor fakat zaman insana hiçbir şeyi olduğu gibi bırakmıyor yüzüne birkaç çizgi bırakıyor gözlerinin altına gecelerden kalan morluklar yerleştiriyor saçlarının arasına hiç fark etmeden birkaç beyaz düşürüyor ve sonra insan aynaya bakıp kendisine soruyor bu gerçekten ben miyim
Bazen aynalar düşman gibi geliyor bana çünkü geçmişte dost bildiğim yüzü artık göstermiyorlar eskiden baktığımda gözlerimde başka bir ışık görürdüm şimdi aynı gözlerde yorgunluk var eskiden bir şey anlatırken yüzümde kendiliğinden beliren o heyecan vardı şimdi bazı cümleleri kurmadan önce içimde uzun uzun düşünüyorum eskiden inanmak kolaydı şimdi her şeyin arkasında başka bir ihtimal arıyorum eskiden bir insanın söylediği güzel bir söze inanıp mutlu olabiliyordum şimdi o sözün ne kadar gerçek olduğunu anlamaya çalışıyorum belki de insan büyüdükçe aklını değil kalbini korumayı öğreniyor ama bunu yaparken kalbinin etrafına öyle kalın duvarlar örüyor ki bir süre sonra kendi sesini bile duyamıyor
Hangi eski fotoğrafıma baksam başka biri çıkıyor karşıma aynı yüz aynı gözler aynı gülüş ama ben değilim diyorum içimden o insanın heyecanı nerede o günlerdeki saf mutluluk nerede bir şeylerin güzel olacağına dair o inanç nerede bilmiyorum belki hepsi yaşadıklarımın arasında bir yerde kaldı belki bazı hayal kırıklıkları insanın içinden yalnızca bir kişiyi değil onun eski hâlini de alıp götürüyor
Bazen geçmişteki kendimi özlüyorum ama aslında özlediğim şey yalnızca geçmiş değil o zamanlar kendime duyduğum güvenmiş o zamanlar geleceğe bakarken içimde taşıdığım merakmış bir sabah uyandığımda güzel bir şey olacakmış gibi hissetmekmiş şimdi ise bazı sabahlar yalnızca günün bitmesini bekliyorum ve bunun yorgunluk mu yoksa değişmek mi olduğunu anlayamıyorum
İnsan kendisini kaybettiğini ne zaman anlar acaba artık eskisi kadar gülmediğinde mi bazı şeylere eskisi kadar şaşırmadığında mı yoksa bir zamanlar uğruna saatlerce konuşabileceği şeyler artık umurunda olmadığında mı belki de insan kendisini bir anda kaybetmiyor kendinden küçük küçük vazgeçiyor önce bir hayalinden sonra bir beklentisinden sonra bir insandan sonra bir inancından sonra kendi içinde çok sevdiği bir parçadan vazgeçiyor ve bütün bunların sonunda aynaya baktığında karşısındaki yüzü tanıyor ama ruhuna bir isim koyamıyor
Yine de bazen düşünüyorum belki değişmek kendime yabancılaşmak değildir belki eski ben olmak zorunda değilim belki insan hayatı boyunca aynı kişi olarak kalmak için değil kendisinin farklı hâllerini tanımak için yaşıyor belki bugün olduğum kişi dün olduğum kişinin devamı değil onun yaşadıklarından doğmuş başka bir hâli ve bunu kabullenmek gerekiyor çünkü hiçbir insan aynı acılardan geçip aynı insan olarak kalamaz
Ben de değiştim elbette bazı düşüncelerim artık eskisi gibi değil bazı insanlara bakışım değişti bazı şeylere verdiğim anlam değişti bazı hayallerim küçüldü bazıları tamamen yok oldu ama hâlâ içimde bir yerlerde o eski insanın izleri var bazen bir şarkıda çıkıyor karşıma bazen bir kokuda bazen eski bir fotoğrafın köşesinde bazen hiç beklemediğim bir anda içimden gelen bir gülüşte onu yeniden görüyorum ve o zaman anlıyorum ki insan eski hâlini tamamen kaybetmiyor yalnızca onu içinde daha derin bir yere saklıyor ve bu şiir geliyor aklıma
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Belki bir gün yine aynanın karşısına geçip yüzümdeki çizgilere bakacağım gözlerimin altındaki morlukları göreceğim ve bunlardan utanmak yerine hepsinin bir hikâyesi olduğunu düşüneceğim çünkü o çizgilerin her biri yaşanmış bir yılın gecenin düşüncenin bekleyişin ve susuşun izi olacak belki o zaman aynaya bakıp bu yüz neden böyle demeyeceğim bu yüz bütün bunlardan geçerek buraya geldi diyeceğim
Ve belki o gün kendime yabancı olmadığımı anlayacağım çünkü ben yalnızca gençken gülen adam değilim ben yalnızca hayaller kuran adam değilim ben yalnızca bugün gördüğüm yorgun yüz de değilim ben bütün bunların toplamıyım kaybettiklerimle kazandıklarımın sustuklarımla söylediklerimin korkularımla cesaretimin eski hâlimle bugünkü hâlimin arasında uzanan uzun bir hikâyeyim
Bu yüzden artık kendime her baktığımda eski beni aramak yerine bugünkü beni anlamaya çalışacağım çünkü insanın kendisine verebileceği en büyük ceza değiştiği için kendisini suçlamak belki de insanın kendisine verebileceği en büyük merhamet ise artık eskisi gibi olmadığını kabul edip yine de kendisini sevebilmek
Çünkü belki de mesele hâlâ eski ben olup olmadığım değil mesele bütün değişimlerime rağmen kendime hâlâ benim diyebilmek ve bir gün aynaya baktığımda yüzümdeki çizgilere gözlerimin altındaki yorgunluğa ve yılların bıraktığı bütün izlere rağmen içimden sessizce şu cümleyi söyleyebilmek
Evet değiştim ama hâlâ benim ve umarım ben kalmaya devam ederim
Ahmet Hamdi CeylanKayıt Tarihi : 28.08.2026 23:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!