Bir gece ölümünden az önce oturup dertleşmiktik dedemle serin bahçesinde. Dedem kızlarımı sormuştu bana. Sınırlıydı tecrübem, utanmıştım da biraz, anlatamamıştım pek fazla bir şey, anlamıştı o beni ama ve hikayesini nasıl da merakla dinlemek istediğimi, sonra usulca anlatmaya başlamıştı, yıl dokuzyüzyetmişüç mü ne:
“Tütün kırıp dizen kadınlardı
sıcak altında saatlerce kalıp ovada,
akşamları yarılan parmaklara
yağlı çaput sarılırdı.”
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta