Dede Efendi Şiirleri - Şair Dede Efendi

1947 de doğdum.Evlendim,boşandım. İki oğlum var hayatlarını kurdular. Otuz senedir Antalyada ve benle mezara gidecek bir hastalukla beraber yaşıyorum. Okumak,düşünmek ve yazmakla günüm geçiyor. Emekliyim.İktisatçıyım öykü ve şiir yazıyorum

Dede Efendi

Çok iyi bildiğiniz gibi; arkadaşlar, karakter, davranış ve zevk olarak birbirine
yakın insanlarla oluşur. Bir fikir, siyasi görüş veya idealler etrafında toplanmış dernek
arkadaşlığı; bahsimiz dışı bir konu. Benim anlatmak istediğim Anadoluda yaren denilen
arkadaşlıklar. Hani bir söz var 'arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim' Arkadaş
bir kişinin aynası gibi düşünülüyor. Ancak iyi arkadaş seçtiğimiz kadar, yanılabilir kötü
arkadaş ta edinebiliriz ve onun davranışlarına uymayı, arkadaşlığın raconu (yazısız kuralı)

Devamını Oku
Dede Efendi

Atasözleri binlerce yıllık deneyimlerin,yaşanmışlıkların süzgecinden
Geçip günümüze ulaşmışlar.Her birinde bir kıssadan hisse, bir ibret
dersi saklıdır.İncelemeye devam edeceğiz zaman elverdikçe.Bunun
yanında özdeyişler ve beyitlerden de imkan oldukça fıkralardan da
örnekler vereceğiz. Gaye hem öğrenmek hem hoş vakit geçirmek.
Toplulmumuz diğer toplumlar gözünde dayakçı,işkenceci bir toplum.

Devamını Oku
Dede Efendi

Dün gece yarısı ter içinde sıçrayarak uyandım
Başucumdaki resmin masamda yan yatmıştı
Yarı mahmur kalkarak resme doğru uzandım
Bir çift ateş böceği kirpiklerin arasında kalmıştı

Diktim, düşen resmini bana baksın istedim

Devamını Oku
Dede Efendi

Doğduğun toprakları hep sevdim.
Nehirlerinin debileri yüksekti, içimden geçen.
Yağmurları yaş olup aktı gözlerimden.
Düdüklerinde büyüttüm düşlerimi,
Sılaya dönen, başı dumanlı kara trenlerin.
Dövende ayırıp buğdayı saptan,

Devamını Oku
Dede Efendi

Siyah tül duvağını takınca gece
gümüşi bir buket elinde ay
Şiir tozları serpili hece hece
duvak üstünde parlayan yıldızlar.
Mekanlarda bol ışıkla, müziğin raksı
bu gece de düğün varmış gibi gelir.

Devamını Oku
Dede Efendi



Bizim atasözleri, deyimler ve veciz sözler edebiyatımız herhalde diğer ülkelerden daha zengin. Nedenine gelince millet olarak herkese yardım etmeyi, veciz söz söhylemeyi, öğüt vermeyi, ders vermeyi ve deneyimlerimizi istifadelerine sunmayı bir borç biliriz. Ama hocanın dediği gibi “Söylediğimi yapın, yaptığımı yapmayın” Bu konuda birde atasözümüz var.
Söylediğinin tersini yapanlar için.”Ele verir talkını, kendi yutar salkımı”
Bilirsiniz iş yapan hata yapar.İş yapmayan hata da yapmaz Ancak toplumumuzda hep görür veya duyarız bu tip insanlar hep muhalif kanattadır ve iş yapanları eleştirir. Karanlık deme, kalk bir ışık da sen yak. “Meyva veren ağaç taşlanır” veya “yıldırımlar yüksek tepelere düşer” hep bu mealde atasözlerimizdir. Birde yiğitlikten bahsederken, üçkağıtçılığını marifet olarak anlatır. İşini yasal olsun, olmasın yürütene alkış tutan kendini bilmezler yüzünden, hortumcular çoğaldı, rüşvetçiler, suç örgütleri, korsan baskılar çoğaldıkça çoğaldı.Eskiden bunları yapanı toplum dışlardı. Hatta Çingenelik sayardı. Deyim şöyle; “Merdi kıptı şecaat arz ederken sirkat(kabahat) ’in söyler”
Bir beyit “Erişir menzil-i maksuda (Amacına) aheste giden/Acul (aceleci) olanın pay’ine (ayağına) damen (çarşaf) dolaşır. İşini sakin yap, acele edersen bir aksilik doğabilir. Geçenlerde gördüğüm bir karikatürde: Kasabayı sel basmış.Evlerin çatısına kadar su yükselmiş.Damlarda herkes yardım bekliyor. Yüksek bir tabelanın üstünde bir insan ve tabelada şöyle yazıyor.” Alkol öldürür Su hayattır” Bu bir ironi ama şekil olarak. Söz aslında gerçek. Durum komedisi.

Devamını Oku
Dede Efendi

Şehir dalarken bensiz uykuya
Birer, birer yumdu gözlerini evler
Uyanık kalmış bir pencereden sızan ışık
karlar üzerinde sarı yorgun ve titrek
sıraya sokmakta yıldızları birerle kol
çökmüş gecenin pususuna

Devamını Oku
Dede Efendi

İlk çarpılmam sanaydı
gözlerinin elektriğinde
Param parça dağıldım
ayaklarının dibinde
Sanırım ilkyazdı
Başımda sevda yelleri vardı

Devamını Oku
Dede Efendi

Düş gördüm gözlerim açık
Papatyalar taktım saçına.
Islak dudaklarında karanfıl
Başında kır çiçeklerinden bir taç
Yanında yatıyorum.
Sen çok güzel bir kır çiçeği

Devamını Oku
Dede Efendi

Erik ağaçları duvaklanmıştı.
Bahar düğün yapıyordu doğoda.
Yağmur ıslatmıyordu düştüğü yeri,
Güneş yanıyordu alev alev.
İçimde bir yer üşüyordu nedensiz.
Boğazımda düğümlenen sözcükler,

Devamını Oku