Çünkü Şiir.
Bir damla zaman düşer gecenin kırık aynasına,
Gümüş bir balık gibi halelenir suda yaşanmışlıklar.
Rüzgâr, asırlık dalların parmaklarıyla dokunur panjura;
Kökleri toprağın derinlerinde saklı bir kadim alfabe,
Gövdesinde yüzyılların gölgesini taşıyan mağrur bir fener gibi...
Biz ki ışığı yalnızca gökyüzünde aramadık;
Karanlığın bağrında tutuşan o saklı harfleri bildik,
Toprağa düşen her çiğ tanesine gizlenmiş bir sırrı okuduk.
Gönül imbiğinden süzülen her kelime,
Bir kandilin fitilinde yürüyen incecik bir nur olur;
Yakalar gecenin lacivert eteğinden, çeker aydınlığa.
Avuçlarımızda biriken, sadece tozlu yolların izi değil;
Güneşin zamana unutturduğu, denizin köpüklerinde uyuyan fısıltılar.
Yüce dağların bağrında, o görünmez beyazlığın koynunda
Rüzgârın kanadında taşınan kadim bir selam var;
Ne mevsimlerin ayazına yenilir o ses, ne de unutulmanın soğuk sularına.
Duvarda asılı duran saat, zamansızlığı vurur her tıkırtıda.
Pencereden süzülen ahşap kokulu rüzgâr,
Buharı tütmekte olan bir hatıranın içine çeker insanı.
Harfler birer kuş olup havalanır kâğıdın ak yüzünden;
Kimi köprü kurar kırık kalplerin arasına,
Kimi göğe uzanan bir çınarın yaprağında saklı bir mühür gibi kalır.
Bırak serpilsin o güzel kokulu sular avlularımıza,
Gönlün en kuytu, en duru odalarında demlensin hakikat.
Çünkü şiir,
Sessizliği yaran bir şimşeğin gözlerinde saklı o ebedî ilkbahardır;
Kök salar toprağa bıkmadan, umulmadık bir anda bir kalbin tam ortasında çiçek açar...
Hasan Belek-Akçay
08.09.2026
Kayıt Tarihi : 9.09.2026 10:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!