Benimle oynar mısın kuetta küre?
Ya sen, kuekto bilye?
Biyo elektro kimyam da olacak benimle.
Oyuncaklarınızı ve ödüllerinizi getirin;
Zamanı durdurur, keyif ve neşeyle eğleniriz;
Sayabilirsin;
Ağaçları, yıldızları ve hücreleri.
Anlayamadın hala;
Ne ormanı, ne insanı ne de evreni.
Diren can, yerine dökülürüm;
Burukluğunu içer, donsam dirilirim.
Çektiğin acı, özümün derinidir;
Güneşte yıkanan sanrılar, denizimdir.
Bir palet renk bıraktı giderken;
Mavi ile turuncu dingin;
Lacivert kelebekler gibi devingen.
Renkler değişti, çizgi oldu;
Çizgiler değişti;
Gel güzelim, birlikte gidelim Sardunya’ya;
Turkuaz ve ılık bir deniz, hele de baharda;
İri kum taneleri, okşasın bizi;
Biz de birbirimizi.
Biliyorum hayat zor, eşitsizliğe karşısın;
Sararan buğdaylar gibi geçti yaz;
İşte geldi sonbahar.
İnanın dostlar, bakmayın bulutlara bu bambaşka bir bahar;
İçinde ne umutlar var.
Tipide kalmış bizonumsun;
Kırda seken ceylanımsın;
Kekliğe kıyamayan canımsın.
Yer, gök balımsın;
Gönlüme konan turnamsın;
Akağaç yapraklarını erken dökmüş;
Sanırım inciler aç yatmasın diye;
Çöpçüler şarkı söyler dökülenlere.
Peki, sonbahar şiirlerime ne olacak?
Onlar da uysun yeni mevsime;
Söz veriyorum papatyam;
Seneye açacaksın ak meşenle uyguryanda.
Söz veriyorum fidanlarım;
Birlikte olacağız aydınlık bir güneşin kucağında.
Bir kırmızı güle aşık oldum;
Kırmızı olduğundan değil;
Gül olduğundan da;
Ya tek özelliği tek olmasıysa?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!