Ağustos böceği valizini topluyor
Sonbahar yakındır.
Dağların koyaklarında tek bir kuru ot dahi kalmamıştır.
Gökyüzü,
Güneşi inceden bir sızıyla batırırken bağrına
Gece, acemi bir terzi gibi
Yıldızları dikiyor yüreğimin boşluklarına.
Tevatür değil bu, öz be öz gerçek
Kaç kez şahit oldum,
Kimse bilmeyecek,
Kimse bilmeyecek…
Sonbaharda bile yeşildi gözlerin.
Bütün bıçaklar bana bilenmiştir eski zaman sofralarında
Adım çoktan silinmiştir, kazıdığım ilkokul sıralarında
Uslu bir çocuktum aslında
Çöp atmazdım hiç yere
Her şeyi içime attım sanırım
Bundandır ki zamanla kokuyor bazı anılarım
Belleğimin kozmik odalarında siluetin
Damağımda eski bir şarap tadı
Kaç kez değişti bilmiyorum, kaç kez
İlk karşılaştığımız o sokağın adı.
Bildiğim yıllardır hiç aksatmadan
Aynı köşe başından geçiyor gözlerimin açıortayı
Kursağımda eksik azot tadı
Yüzümün coğrafyası kurak iklimlere gebe
Usanmadan daima senin için atmışım zarlarımı
Senin tohumlarını ekmişim her bir hücreme
Yıllarca toprağına aynı ürünü eken çiftçi nasıl yanılmışsa öyle…
Hiçbir kitapta yazmasa da bilirim,
Anıları inorganik gübresidir insanın.
Ki sen yağmurumsun,
Yağmıyorsun…
Artık yeşile hasrettir
Her mevsim bire on veren yüreğim
Kayıt Tarihi : 21.7.2019 14:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!