Bir nehir var, kıyısında yitik ay ışıklarını saklayan, benim içimde.
Her çırpınışım, çatlayan sessizlik gibi, denizin taşlı dilinde.
Uğraşıyorum, kırılgan umut parçalarını ezerek, düşleri didikliyorum.
Zamanın çürüyen yapraklarını sıyırıp gecenin karnına bırakıyorum.
Ama su bana anlayamadığım yabancı bir masalı sanki fısıldıyor.
Ben kendi ritminde boğulan bir hatıra oluyorum, suyunu serpiyor.
Kıyısına dokunamıyorum, bu çıkmaz nehirde sadece dolanıyorum.
Her çırpınışla birlikte bir kez daha zamanın gırtlağında
boğuluyorum.
Ve ben bir silüet’im yalnızca kendi karanlığında yansıyan.
Her hayal kırıklığı bir kaybolmuş yıldızın unutulmuş çığlığından.
Bu çıkmaz nehirde ebedi bir dolanış belki de benim kaderim.
Kendi gölgem yankımın içinde kaybolmuşsa ben ne diyebilirim.
Su akarken ben kaldım artık yoluma doğru akışımda.
Ne geçmiş var ne gelecek, bu yönü olmayan bakışımda.
Ben hâlâ yüzüyorum, adı olmayan nehirde her yanışımda.
Ve anladım, kaybolmak da varlık biçimiydi benim kanışımda.
Kayıt Tarihi : 21.2.2026 21:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kendi iç dünyasında yönünü kaybetmiş bir insanın, geçmişle gelecek arasında sıkışıp kalırken kayboluşu kabullenerek varoluşunu anlamlandırma yolculuğunu anlatır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!