Güneş pırıl, pırıl,
Masmavi gökyüzü
Köyümüz üstüne
Gecenin karanlık rengi çöktü çökecek
Uzaktan
Tüyleri diken, diken eden çığlık sesleri
Yükselen acı feryatlar
Dalgalı rüzgârların esintisiyle
Kulakları tırmalar
Dağlar arasındaki vadi üzerinde
Kuşlar
Kanat çırpınışlarıyla bir başka uçuyor
Coşkun akan ırmağın gölünde
Belli ki acı bir vukuat var
Aramızdan yine bir can gitti desene bugün
Ta oradan açıların alevi yakar yüreğimi
Yazın ilk günleri bu günler
Bir ana haykırıyor
Dağlar taşlar suskun
Canı yüreği olanın
Boyunları bükülü kan ağlar gözleri
Meyve tutmuş fındık bahçeleri üzerinden
Gözyaşların nemi savruluyor
Çiçekler yaslı boyun bükmüş
Köstebekler saklanma telaşında
Börtü böcekler sessiz
Kelebekler çiçeklere uğranmaz
Kanat çırpmaz can alıcı kuşlar
Yılanlar avını takip etmiyor
Çobanlar sürüsüne kaval çalmıyor
Koyun kuzu sessiz meleşmiyor
Anneyim
Acı haberini duyunca
Ciğerlerim sökülüp alındı bebeğim
Sevincimizdin mutluluğumuz hayalimizdin
Yuvamızın neşesi güneşi idin
Acılarına sevinçle katlandım
Dokuz ay boyunca canımda besledim
Gece gündüz demeden
Üzerine titizlikle titredim
Geceyi gündüze katıp memem le besledim
Bu gün acılarını yaşamak için mi?
Büyüttüm yavrum ben seni
Hanemizin baharı yazıydın
Geleceğimiz umudumuzdun
Ciğerime kor gibi düştü evlat acısı
Daha küçüksün
Ölümü yakıştıramadım bebeğim sana
Dağların soğuk suları
Kurban mı seçti seni
Duyar mısın bebeğim
Bağrı yanık ananın sesini
Silen olur mu bebeğim
Gözümden akan yaşı
Ben her ah çektikçe
Kurur mu zalim ırmağın seli suyu
Geri gelecek misin gittiğin yerlerden
Umut bağlayıp
Bekleyeyim mi bebeğim seni
Rüyalarıma gel
Saçlarını tarayıp öreyim
Öpeyim yanaklarından
Koklayayım doyasıya saclarını
Rüyalarıma gel gülümse uzaktan da olsa
Biraz olsun sana özlemim dinsin
Seni doyasıya sevemedim
Henüz yaşın yedi idi
Hayatı mutluluğu yaşayamadın
Sevip sevilmek nedir yaşayıp tatmadan
Gelinlik giyinip sevenlerinle ortalıkta salınmadın
Sevdiğinle mutlu yuvanı kurup
Annelikle tanışıp
Evlat sevgisini tadamadın bebeğim
İsteselerdi verirdim canımı yavrum
Gidişinle boynumuz ebedi bükülü kalacak
Başımı kaldırıp bakamam ele güne
Sensiz günler zor gelip geçecek
Allah’ım sabır ver yüreği yanan analara
Acıların çaresi yok mümkün değil unutmak
Yıllar geçecek hasretinle
Camı kırık oda penceresinden
Umutla yolunu beklerken
Küçük serçelerle
Sohbetim olur sen diye bebeğim
Hasret ateşinde yüreğim döndü kalbura
Evlat acısı çok acı bilmez mi çekenler
Özlemle kavuşmayı bekleyenler olmuştur
Her zaman analar
Göğsünde büyütmüş
Bunca yıl bunca zaman
Nasılda sineye vurur duyulmaz acılar
Bölünse bedeni akmaz bir damla kan
Anadır yanıyordur ciğeri bağrı
Acıyı çeken analara sorun bi hele
Acılar yük değil
Olmuştur yürek parçası
Evladını can paresini
Hayalde emzirir okşar göğüs kafesini
Annem her gün mezarıma gel
Yalnız koyma beni buralarda
Korkarım üşürüm sar beni kollarına
Okşa toprağımı
Hissederim annem kokularını
Yavrum deyişi duyarım annem
Sensiz bırakma beni
Her akşam sütümü yanı başıma koy
İçersem rahat uyurum annem
Yetişkin kız olup
İki arkadaş gibi
Sabahlara kadar
Geleceğimle ilgili
Hayallerimi anlatmak isterdim sana
Geleceğimi hayallerimi söndürdüler annem
Söylesene ben ne yaptım bilemem
Yoksa büyük bir günaha imzamı attım
Kime ne zararım oldu
Kimin canını yaktım bu yaşta
Ben günahsız
Kötülük düşünemeyen
Yuvasından uçamayan
Küçük bir serce yavrusuydum
Acımasızca
Zalimler geleceğimi mutluluğumu
Elimden aldılar annem
Çocuğum
Duygularım sevilmekten yanaydı hep
İnsanlara yaklaşımlarım korkusuzdu
Her sacımı okşayanın
Niyetlerini
Ayırt edecek fikirde değildim
Her insan benim için
Beyaz bir sayfaydı annem
Annem
Çağırdım avazım çıktığınca sizleri
İmdat bekledim ucan kuşlardan
Benim için canını verecek
En sevdiğim sizlerden
Duymadınız mı sesimi
Yoksa duyuramadım mı?
Çok korkuyorum
Ecelin parmakları boğazımda
Çıkmaz oldu sesim
Ve sessizce kaldım
Irmağın sığ sularında
Vasıf’ım Allah kimseye evlat acısı vermesin
Ana baba yüreğidir nasıl dayanır
Nasıl yaşanır böyle acılarla
Ölüden beter olur
Nede çok olsa da ömrü
Tat almaz zevk almaz
Gereksiz gelir anaya babaya dünya yaşamı
VASIF TEMEL ÇOBANOĞLU
30.06.2020 SALI
Kayıt Tarihi : 31.1.2021 14:18:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!