Sen mutlusun köylü gardaşım

Vasıf Temel Çobanoğlu
396

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sen mutlusun köylü gardaşım

Kışın ayazında yün yorgana sarılır uyursun
Pembe rüyalarda dünyayı gezer dolaşırsın
Yün yataktan sabaha sağlıklı dinç kalkarsın
Sen şanslısın dünyada köylü gardaşım

Ahırda bağlı üç beş ineğin, bir iki buzağın
On beş yirmi yumurtlayan tavuğun kazın
Kulübede zincirde bağlı zalim ‘mi zalim köpeğin
Sen yaşayan efsanesin köylü gardaşım

Folluktan taze günlük yumurtaları toplarsın
İneklerden kazanlara sütü sağarsın
Tahta küleğe taze yoğurdu mayalarsın
Sen sağlıklı mutlu yaşayan efsanesin köylü gardaşım

Tahta yayıkta yoğurdu ayran yapıp yağını alırsın
Hayâ sınınca bardak, bardak taze ayran içersin
Tereyağında yumurtayı pişirip karnını doyurursun
Sen şanslısın dünyada köylü gardaşım

Sabah, sabah bir solukta içiyorsan çiğ yumurtayı
Arı balını tereyağıyla karıp sıhhat bulursun
Ailenle sofranın etrafına toplanıp karınlar doyarken
Senden mutlusu yok dünyada köylü gardaşım

Yüzlerinizde mutluluk sevinç gülücükleri eksik olmaz
Bileğin zorlukların üstesinden gelir yenilmez
Toprağı taşı kündeye getirir sana karşı gelinmez
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Sağımdan sonra ineğini buzağını bahçeye salarsın
Emeğin mahsulü mısırla tavuklarını yemlersin
Sütle ekmeği karıp köpeğini yallarsın
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Besmeleyle kara lastiğini ayağına giyersin
Sağ ayağınla güne adımlarını atarsın
Eline bilenmiş girebi’ni alır bahçede ineklerini güdersin
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Dalından tek tek elmanı tuta toplayıp hararları dolduruyorsun
Teveğinden kokulu üzümü salkım salkım toplarsın
İnciri, armudu, dutu kaynatıp bal reçel yaparsın
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Elmayı armuttu üzümü inciri bakır tavada kaynatırsın
Yanına gelen hısım akrabaya bir tadımlık olsa da verirsin
Arta kalan balını reçelini kışlığa bırakırsın
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Ektiğin mısırları darı ayında başaktan ayırırsın
Tarlanın ortasına yaykın direğine otluğu yığarsın
Mısır koçanlarını sepet, sepet Seren ’tine doldursun
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Mısırı su değirmeninde mis kokan una dönüştürürsün
Kuzinede yâda saç üzerinde mısır ekmeği pişirirsin
Yoğurdu biraz sulandırıp mısır ekmekle yiyebilirsin
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Kışın ortasında tarlandan köklü pancarı kesersin
Tahta sofrada keskin bıçağınla ince, ince doğrarsın
Harlı yanan kuzinede pancar çorbasını kaynatırsın
El ne derse desin açlık nedir bilmezsin köylü gardaşım

Tarlana fasulye domates biber patlıcan maydonuz bostan
Marol ıspanak soğan sarımsak bezelye ekip dike bilirsin
Sulayıp emeğin karşılığını Yaradan’dan istersin
El ne derse desin senden huzurlusu yok köylü gardaşım

Fasulye turşusunu misir tuzlusunu putana’lara koyarsın
Elma, armut balını üzüm pekmezini küplere doldurursun
Serenti’nin köşesine sıra, sıra küpleri dizersin
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Damdaki çinkoya düşen yağmur sesini dinlerken
Ruhun bedenin huzura mutluluğa ererken
Gönül gözün sessizce uyku moduna girerken
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Seren tide putana dan fasulye turşunu emlek, emlek alırsın
Bol soğanlı tereyağlı kavurup sofranın ortasına koyarsın
Kaşık, kaşık elma, armut balıyla lezzetiyle yersin
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Güllük yatağı, seren tin dolu elma armudun
Kışın sıcak sobanın başında evlatlarınla gülüp eylenirken
Kovaya doldurup sen soyar evlatlarına yedirirsin
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Zemheride pencere kenarında ahşap sandalyede otururken
Lapa lapa yağan kar boranı zevki sefayla izlerken
Karatavuk, alakarga, cıddık kuşları kapında dolanırken
Onları izlerken sen huzura erersin köylü gardaşım

Tane tane mısırlarınla kuşları yemlersin
Verdiğin her bir tanede Yaradan’ı düşünürsün
Hayrın sevabın en alasını defterine yazdırırsın
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Tarladan soğuk havalarda köklü pancar keser
Çorbayı dible’yi dolmayı afiyetle pişirip yersin
Yaşamayan tatmayan bilmez bu tatları bu huzuru
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Sabah güneşi bir başka doğar yuvana
Nisan yağmurları bir başka yağar bağına
Kuşlar bir başka kanat çırpar kapında
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Mart ayında kazman belin sağlam olsun derin işlesin toprağı
Gücün kuvvetin yerinde, güçlü olsun bileğin
Ürünün bol kazancın bereketli sağlığını sıhhatini koru
El ne derse desin çalıştıkça sen mutlusun köylü gardaşım

Sarımsağı soğanı patatesi sıra, sıra tarlaya ekersin
Ispanağı pancarı marulu ekip solmadan yetiştirirsin
Zamanında emeğini alın terini helalinden hasat edersin
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Çökelik peynir çıkı, çıkı Serenti’nin çatmasına çivilere asarsın
Tereyağın küleklere basar, tavukların yumurtasını toplarsın
Taze, taze Sütle Yoğurtla balla güç kuvvet toplarsın
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Sabahın kuşluğunda kuş sesleriyle uyanırsın
Soğuk suyla yüzünü yıkar kendine gelirsin
Kahvaltını organik besinler ile yaparsın
El ne derse desin sen mutlusun köylü gardaşım

Allah helal kazananları sever yolunu acar ömür boyu
Sen artık değişemezsin bir başka yurtta yaşayamazsın
Şehirlerde deli kurt gibi dolaşır kuyruğunu düşürürsün
Sen köyünde huzurla nefes alır verirsin köylü gardaşım

Vasıf ’der Huzurun mutluluğun karşılığı yoktur
Sen, sen ol, sen olarak yaşa
Hür yaşamın özgürlüğün tadını sefayla çıkar
Bu hayatın sefasını sen sürersin köylü gardaşım

VASIF TEMEL ÇOBANOĞLU
29.04.2019 PAZARTESİ

Vasıf Temel Çobanoğlu
Kayıt Tarihi : 24.6.2019 16:17:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!