bir zamanlar İstanbul’da
bir ben var’mışım, ben yok’muşum
Boğaziçi’nde doğmuşum
akıllı uslu bir çocuk olmuşum
evcilik bile oynamamışım
Üç cemre düşer, ısınır toprak,
Ilınır göklerle sular.
Hep bende kalır cimri çorak, sinsi soğuk,
Buzlu pınarlar....
Gönlümde hüküm sürmedi hiç
bir deniz duruldu içimde
katreler durdu
dalgalar durdu
ne lodos ne poyraz
kar etmiyor artık
SULARA YAZMIŞTIK
sulara yazılmıştı bu mısralar
en mavi yerindeydi denizin
biz yazmıştık
eminim
Sen o sevdada yaşarken, günü birlik ve yalan,
Gün o gündür ki biterken, tükenir sende kalan...
Azalır verdiği zevkler, çoğalır dilde yalan,
Bu umutsuz arayıştan, acı'dır arda kalan...
ÜÇ HECEDE SIR OLAN SEVDA...
ne tuhaf
iç ezilmesi gibi
adı yok bir hüzündeyim bu gün
bir salkım
hadi eyvallah dostlar
doldu zaman...
bu son demli çayım
bu yaktığım son sigaram
bu tabla kurtulacak benden
bu cam odam
siz şöyle bir kaç gün
benim kusuruma bakmayın
oldu olanlar
geldi gelenler ben de anlamadım
açtım akıl ağılımın kapılarını
keçilerimin cümlesini kıra bayıra saldım
NEYİMİ SEVDİN BENİM SEN...
söyle
poyrazın savurduğu kuzgun saçlarımın gecesini
dudaklarımın temmuz yanığını
tenimin akdeniz tuzunu bilir misin
NEDİR BU
nedir bu sessizlik şimdi
durup dururken
gün ortasında nereden çıktı
sağır karanlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!