tabelâsı sökülmüş inziva yurdunun bekçisiydi gözlerin
yasağımın sınırıyla çevrelendi dudakların iz'düşümü
değemediğim teninle şeffaf duvarlar örüldü göğün yüzüne
ucu açık zamanlara kasvetlendi biçare aşkın seyirsiz bulutları
hazanıma şeref verdiniz gecenin sus rengiyle/
kimse’sizliğimden
pay alandı hayalimdeki zarafetiniz
şakağımdan ince sızılar dökülürken zamanın kadehine
evetler'in yanından geçerken eğildiler özlemler
inanmanın ağır sorunu gündüz uykusuydu
sıvalı mabet duvarları içinden geçmişti göz bağcılar
bir avuç güzdü aşkın toplamı
ve
koşulsuz aitliğine tapıyordu ayrılık mevsiminin..
taşracı,politik bir yalan sanatıydı aşkımız
el'ân yaşanılan-buğusu kör yüreğin camlarında silinen sözlerin izi
takiyesiz fakat-lar meşruydu firkat randevularında
suretimi betimledi üç yerinden çatlamış güz y'elinde bir ayna....
ağarmış puslu bir duygu yükü vardı ruhun çaprazına düşüp sırlanmış
kızıl travmalı titrek çizikler yansıyordu paresinden yüreğime
üç vakit önce dizelenmişti üzünçlerim
sevdiğim
dünya ne denli küçücük
âlem ile kayboluverdin içimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!