Cenk Gündoğdu (d. 1976, Ankara) , Türk şair. Oyun yazarı. Editör.
1976 yılında Ankara’da doğdu. İşletme ve Güzel Sanatlar Fakültelerinde okudu. KOÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık ve Dramaturji Ana Sanat Dalı'ndan mezun.
Şiir, düzyazı ve söyleşileri çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlandı. 2001 yılında Üç Nokta edebiyat dergisini kurmuştur, halen editörlüğünü sürdürmektedir.
2004'ten itibaren Şeref Bilsel'le birlikte Şiir Defteri adlı 'Şiir Yıllığı'nı hazırlamaktadır. Çeşitli üniversite ve dengi kurumlarda tiyatro bölümünde öğretim görevlisi.
2013 Yılında 6.sı verilen Metin Altıok Ödülüne Issız kitabıyla değer görülmüştür. Ödül Jürisi Cenk Gündoğdu'nun Issız kitabına verdiği ödülün gerekçesi olarak; “Güncelliğini yitirmeyen ve yaşadığımız çağda derin izler bırakan evrensel bir gerçekliğin, savaşın, alışıldık savaş şiiri kalıplarının dışında kalarak, şaşırtıcı inceliklerle nasıl yazılabileceğini gösterdiği, toplumcu şiir sayfalarına ustalıkla kattığı dizelerde, insana dair büyük bir ıstırabı dramatik ve neredeyse görsel bir kurguyla verirken zulmü, kıyımı ve acıları, yoğun duygularıyla şiir diline geçirmekteki başarısı için” değer görüldüğünü belirtti.
Eserleri
Yalı Kahvesi
Mor Korkinios
Çölevi
Anne Serpintisi
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!