Adana Doğumlu
Senden önce dilsiz bir masaldı hayatım,
Harfleri yan yana getirip adımı bile söyleyemezdim.
Sen geldin, bakışınla devrim başladı içimde;
Her şeyden önce kendimi sevmeyi öğrettin.
Gecenin en kör vaktinde ayakta kalmayı değil,
Senin gidişin değildi yalnızca canımı acıtan,
ardından dönüp de yüzüme bakmadan
bunca şeyi nasıl susturabildiğindi.
Ben sana ömrümün en korunaksız yerinden yaklaşmıştım,
sen o yeri bilerek seçtin sanki.
Işıkları söndürdüm, kapıyı da içimden kilitledim bu gece.
Dünyanın gürültüsü dışarıda, senin yalanların ise kapının eşiğinde kalsın.
Şimdi kendime sığındığım bu izbe köşede,
Sadece ben ve senin bende bıraktığın o koca sessizlik var.
Kan Revan
_____________🦋
Yolların tozuna belenmiş adımlarım,
Dermanı olmayan bir sızının peşindeyim.
Hangi rüzgar savurdu beni bu çıkmaza?
Kırık bir dal gibi, fırtına eşiğindeyim.
Veda rüzgârları ayaz taşır mı ruhumuza?
Zihnimdeki fırtınayı fısıldasam kanım donuyor
Sustuklarımı kendime mühürledim sevgili
Şafakla pazarlık yapıp güneşi doğuruyorum
Mah cemâlin düştü gönlümün seherine,
Bir nazarın can verdi ömrümün kederine.
Gülşen olurdu bastığın her virâne toprak,
Lütfun eriştiğinde bahtımın kaderine.
Ruhumun İnfaz Hükmü
Vakitsiz ayazın pençesinde bıraktın bu canı, ne baharın tadı kaldı ne yarınların umudu, her mevsimim senin gidişinle mühürlü.
İçimde filizlenen her sevinci ellerinle kopardın, yerine ucu bucağı görünmez bir karanlık bıraktın ardında.
Bazı vedalar vardır, insanı diri diri toprağa gömer de kimseler duymaz feryadı, çığlıklar sadece göğüs kafesinde yankılanır.
Bir ismin düşer de geceye, ay bile susar,
Yıldızlar önümde eğilir, gök bana küser.
Ben hangi duânın kabul olmuş nefesiyim,
Sen hangi bahârın gülüsün ki gönül çözer.
Yüreğim yüreğine yakışmadı belki, ziyan ettik birbirimizi,
Zorladıkça koptu aradaki bağ, biz sustukça uçurumlar büyüdü.
Sana sığmak neden bu kadar zordu, neden her liman bize dardı?
Açmadan solan ne varsa, bu yarım hikâyenin tortusu bende kaldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!