Her acı yırtar gömleğini birgün. Ve o gün topraktan fışkıran su gibi içimizin dehlizlerindeki herşey günyüzüne çıkar. Acılar, öfkeler, hayalkırıklıkları, pişmanlıklar ve geçmişe dair ne varsa. Yıllarca ne biriktiyse içimde, kaldırdım önündeki tüm duvarları. Kah buruk bir tebessüm oldu dudaklarımda, kah uzaklara dalan bir çift göz. Ama en çok da payıma şiir düştü bu kavgadan. Şiirle yattım, şiirle kalktım. Aza tamah ettim ama şiirin azına tamah etmedim. Çok yandım, çok yanıldım ama hep kandım şiirin tatlı gülüşüne. Şair miyim asla. Ben içinde şiirini arayan bir dervişim. Bir kağıt ve bir kalemden tüm servetim. Mana denizinde dört mevsim yüzer, süzülen her damladan şiir devşiririm. Tükenir sanmayın gözlerimin feri. Karanlığın bile şiirini zifiri karanlıkta seçerim ben...
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!