Elinde silahla nöbet beklerken
Vatanım diye bakarsın şehit
Herkes yatağında uyku çekerken
Ben varım diye kalkarsın şehit
Hudut boylarını gözlerin süzer
Ey Kendi kaderini bağlayan adam
Çile nedir gam nedir senden öğrendim
Her gece durmadan ağlayan adam
Çile nedir gam nedir senden öğrendim
SENELER
Az mı geçtim derelerin yanından
Tez dolandım çabuk bitti seneler
Yolum düştü geçtim hançer hanından
Tez dolandım çabuk bitti seneler
Ellerim titriyor şu genç yaşımda
Ben böyle değildim sen ettin beni
Çizgiler belirdi artık kaşımda
Ben böyle değildim sen ettin beni
Kader kapısını açıp ta geldim
Geçmişten bu güne kaçıp ta geldim
Bütün servetimi saçıp ta geldim
Arkanı dönüp te sen git dediler
Aşığım anlayın vurgunum dedim
Elindeki tesbihle hava atıp geziyor
Sükse olsun diyerek küpe takar serseri
Oturmuş sandalyeye geçenleri süzüyor
Dedesini def edip ite bakar serseri
Yanındaki kalfayla sürecekmiş sefayı
Umuduma umut bağlarım her gün
Tersine çevirsem zamanı bir gün
Yaşadığım günler yaşımdan düşer
Tersine çevirsem zamanı bir gün
Acelem olmazdı beklerdim burda
Münkir münafığın gözünün yaşı
İman nişanını kalbinde taşı
Toplumda var olan çıbanın başı
Benlik duygusundan uzak dur dostum
Azaba uğrayan köleler gibi
Halime bakıp ta acıma yıllar
Gidiyorum uzun ince yollarda
Açar solar türlü çiçekler güller
Gidiyorum uzun ince yollarda
Gün ikindi olmuş akşamı bekler
Ben doğduğum bu toprakta kök saldım
Uu dağlar bozdumanlar benimdir Bin yıllık töremden dersimi aldım
Ahi Evran Dede Korkut benimdir
Şu dağlar şu taşlar ses versin hele
Lisan-i hal ile gelirler dile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!