Ellerimle suluyorum yine hüznün koynunda açacağını bile bile içimdeki kırgın solgun çiçekleri
Lafa gelince inan hiç kimse benim kadar sevmedi sevmez seni diyenlerin sözleri yansıtmıyor gerçekleri
İçimin taa derinleri yanıp yanıp sönüyor ne oluyor böyle bi yanım buz gibi bi yanım cehennemin dibi
Feryatsız figansız susuyorum ne zamandır hayırlısı deyip bekliyorum mutlaka vardır kaderin bi bildiği
Tutunmaya çalıştıkça kırılan bu kaçıncı dal düştüğüm bu kaçıncı dipsiz kör kuyu hesabını tutmadım ki
Uğruna savaştığım onca güzel şeyden geriye ne kaldı elimde şimdi inanacak sığınacak kimim var ki
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta