Acılarımdan çay yaptım bu gece
Ince belli bir bardağa doldurdum
koydum önüme…
Biraz demlimi oldu ne
Sevgilimsin , kim olduğunu düşünmeye vaktin yok,yapacak
işleri düşünmekten
Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Sevgilimsin,ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden
Devamını Oku
işleri düşünmekten
Kalabalığın içinde kalabalıktan biri
Gecenin içinde bir yıldız, yitip gitmiş çocukluk gibi
Sevgilimsin,ak dişlerini öpüyorum, aralarında bir mısra gizli
Dün geceki tamamlanmamış sevişmeden




''Yazar,karanlık bir mağaraya inmek gibidir.'' der Mario LEVİ.
Bu düşüncesini ortaya atarken 'şairleri' hesaba katmadığını düşünmüyorum.
Çünkü şairlerin işi/sorumluluğu daha da fazladır yazarlara göre .
Kimi kez yazar bir öyküsünün altına apansız imza atabilir.Bu,olasıdır.
Etgar KERRET'i işte tam bu noktada anımsıyorum.Diyordu ki:
''Öyküler hediye gibidirler,öylece gelirler!''
Ya şiirler?
Bu şiirin yazılmasına neden olan koşulları düşünmek bile şiirin doğuşuyla ilintili sıkıntıların boyutlarını göstermeye yetiyor.
Çünkü 'ÇAY' hediye olarak gelen öykülere hiç benzemiyor.
Salt tadının burukluğu değil,onu yudumlamakta olan İç Ses'in
çıkışsızlık durumları da tedirginliğin asıl nedeni ...
Kurmaca duyguların şiiri değildi ÇAY.
Kutluyorum Efendim.
Nicelerine.Erdemle.
Bu şiir ile ilgili 51 tane yorum bulunmakta