Şah damarım bile sen kokarken,
Senden vaz geçmek ne demek,
Bilemezsin sen.
Adını söylemiyorum artık,
Çünkü bazı isimler dile geldiğinde değil,
Susulduğunda daha çok büyüyor.
Senden sonra aynaya baktığım her sabah,
Yüzümde başka bir insan buldum.
Gözleri bendendi belki,
Ama bakışlarında,
Senin gittiğin yerler vardı.
Bir yanım seni çoktan uğurladı sanıyor,
Öteki yanım kendi içinde,
İki ayrı ömür taşıyor gibi.
Şimdi uzaklık dediğin şey,
İki beden arasındaki mesafe değil;
Bir kalbin diğerine ulaşamadığı yer.
Geceleri penceremi açıyorum,
Şehirden binlerce koku geçiyor.
Yağmur, toprak, deniz,
ve uykusuz sokaklar...
Ama içlerinden biri
Hep seni buluyor bende.
Belki de mesele unutmak değil.
Bazı insanlar unutulmaz;
Yıllar da geçse, orada ışığını açık bırakır.
Bak CANIM;
Şah damarım hala seni taşıyorsa,
Kalbim her atışında
Eski bir hikayenin tozunu kaldırıyorsa,
Bana vaz geçmekten söz etme.
Çünkü sen bilmiyorsun...
Ben seni özlemiyorum yalnızca;
Seni, kendimin senden sonra
Eksik kalan yerlerine taşıyorum.
Söylesene canım;
İnsan kendisinden eksileni,
Nasıl bırakır geri?
Nida Mutlu
Kayıt Tarihi : 22.09.2026 00:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!