Ucundan kıyısından dolanarak,
Ama fazla uzaklaşmadan,
Ara sıra görerek de nadiren,
O fırtınalı denize dalmadan da,
Sevebilmek mümkün seni...
Bir gün çıkıp geleceksin uzaklardan,
Eski günlerdeki gibi koşarak yuvana,
Koşturarak bahar yağmurlarında sokaklardan,
Geçerek selam vererek arı kovanlarına.
Artık yanmıyor canım, alıştım ayrılıklara.
Bir yağmur damlası gibi,
Bir anda kaybolup gittin.
Şimdi kimbilir hangi şehirdesin?
Hangi durgun akan nehirdesin?
Sen de herkes gibisin bana bakarken,
Gözlerin ışıltısız ama meraklı inceden.
Çekiniyorum güneş batar, bulutlu havalarda kalırız baş başa diye.
Soğuklar sevdasıdır yalnız uzun yaz günlerinin.
Çiçekler soluyor yavaş yavaş,
Bekliyorum hangileri hayatta kalacak?
Elbet bir gün bitecek bu savaş.
Kurtulan yalnız ikimiz olacak.
Çok muhabbet tez ayrılıktır.
Senin için yaşıyorum sen bunu bilmesen de.
Bir su damlası hükmedebilir mi denize?
Ben de bir zerreciğim senin denizlerinin peşinde.
Dünyamı anlamlandırıyorsun, beni kanatlandırıyorsun.
Gitme bu gece, hüzünlerim beni bırakmıyor.
Dumanı tüten bir ocağı andırırsın,
Bir gülüşünle içimdeki kızgın ateşi sonlandırırsın.
Tren yolculuklarında, otobüs peronlarında seni beklerim.
Sırt çantamda durur sana yazdığım kelime öbeklerim.
Şarkılar dinlerim seni hatırlatan özlemli ve derin.
Panzehridir yalnız geçen günlerimde kederin.
Seneler geçer, şehirler değişir,
Değişmeyen tek şey güzelliğidir gözlerinin,
Buğulu bakışlarında ellerimiz birleşir,
Yoktur bir ederi elalemin sözlerinin.
Oturduğumuz yer farklı ama burası aynı vatan,
Tutunuyorum bilsem de sağlam olmadığını tutunduğum dalın.
Çiçekler açacak, güneş doğacak ufukta belki yarın, belki yarından da yakın.
Sen belirsiz bir zamanın sınırındasın, ben ise çok uzaklarda.
Kalbim hasret kaldı güzelliğinin şanına, yüreğim esir bu tuzaklarda.
Artık yabancısıyım bu toprağın,
Gönlüm arzular başka diyarları,
Kaçışı gibidir solan bir yaprağın,
Sert eser rüzgarıyla şehrin sonbaharları.
Vatanım, ailem, sevgim ve sen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!