İnciler dökülür yüreğinden parmak uçlarıma...
Suskun yüreğim fırtınalarda kalmış ufak bir sandal gibi çırpınır umutsuzca...
Sevda ağacının son dalı da kırıldı kırılacakken kollarımda, sen doğdun güneş gibi ufkuma...
Gecelere sığmıyor gönlümün heyecanları artık...
Düş kurmaktan yorulsam da özledim çokça seni...
Bir gelsen diyorum yaşadığım şu koca şehre...
Kızkulesi önlerinde simit atsak martılara...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta