Bir çift gözde kaybettim kendimi,
Ne olduğunu anlayamadan sevdim.
Sanki yıllardır aradığım bir şeydi,
Bir bakışında bütün ömrümü verdim.
Senin için bahar olan düşlerim,
Şimdi sonbaharın sessizliğinde.
Bir zaman adını anınca gülerdim,
Şimdi susuyorum herkesin içinde.
Ben seni kalbimin en kuytu yerine koydum,
Kimsenin dokunmadığı bir yere.
Sen gelip geçerken hayatımdan,
Ben bir ömür sığdırdım o birkaç güne.
Ne sana kızabiliyorum ne kadere,
İnsan en çok sevdiğine yeniliyor.
Bir kapının önünde bekler gibi kalbim,
Gelmeyeceğini bile bile bekliyor.
Söyle, insan nasıl vazgeçer
Bir kez ruhuna dokunmuş birinden?
Nasıl siler gözlerinin rengini,
Nasıl kurtulur kendi içinden?
Ben seni unutmayı da denedim,
Hatıralar benden daha inatçı çıktı.
Her şeyi bıraktım ardımda güya,
Bir tek yokluğun peşimi bırakmadı.
Bazen düşünüyorum, belki de kader
Bizi birbirimize kavuşalım diye değil,
Birbirimizin içinde bir yara olalım diye
Karşılaştırdı o gün, o yerde, o mevsimde.
Ve ben hâlâ aynı yerdeyim,
Senin hiç dönüp bakmadığın o yerde.
Zaman geçiyor, insanlar değişiyor,
Bir tek sen eksilmiyorsun içimde.
Şimdi anlıyorum;
İnsan her zaman gidenin ardından ağlamıyor.
Bazen hiç yaşanmamış bir geleceğe,
Birlikte kurulmamış hayallere yanıyor.
Ben seni kaybettiğim gün değil,
Sana kavuşamayacağımı anladığım gün yıkıldım.
Sen belki de çoktan unuttun beni,
Ben o gün kendimden ayrıldım.
Ve ne zaman biri bana aşkı sorsa,
Gözlerimi kaçırıp susacağım.
Çünkü bazı insanlar unutulmaz;
İnsan onları içinde taşıyarak yaşamayı öğrenir.
Sen benim hiç yaşanmamış hikâyem,
Yarım kalmış en güzel cümlemsin.
Ben seni bir ömür sevecek değildim belki,
Ama sen, bir ömür unutamayacağım kişisin.
Kayıt Tarihi : 20.10.2026 09:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!